ÇOK OKUNAN YAZARLAR

Bu nasıl güzellik böyle?

  “Yoksa rüya mı görüyordum? Şaşkınlıktan ağzım açık kalmış küçük dilimi yutacak olmuştum .

Ünal Bolat
Ünal Bolat Türkiye Gazetesi
20 Ekim 2018 | 3.1 K

  “Yoksa rüya mı görüyordum? Şaşkınlıktan ağzım açık kalmış küçük dilimi yutacak olmuştum...”

  Harran Ovasında yaşayan bir ailenin sekiz çocuğundan biriydi. Onunla on iki ay boyunca kader birliği yapmış sırlarımızı dertlerimizi mutluluğumuzu paylaşmıştık. Abuzer, özü sözü bir gözü gönlü zengin mert bir gençti. Kendisine yapılan en ufak bir iyiliği unutmaz; mutlaka daha büyük bir iyilikle güzellikle karşılık vermeye çalışırdı. Onunla ''kan kardeşi'' olmuş askerlik bittiğinde ayrılırken gözyaşı bile dökmüştük. Dostluğumuz, arkadaşlığımız, bu kardeşliğimizin ömür boyu sürmesi konusunda sözleşmiş helalleşip ayrılmıştık. Abuzer her telefon ettiğinde beni memleketine davet ederdi. Gözümde büyürdü yollar ve her seferinde bir bahane bulup Abuzer’e bir sonraya söz verirdim. Ama bir gün Abuzer, tüm bahanelerime noktayı koyup bana çıkış yolu bırakmamıştı: “Hadi bu sefer de gelme de göreyim! Ben evleniyorum sağdıcım da sen olacaksın!..” Kan kardeşim benim elimi kolumu bağlamıştı. Yapacak bir şeyim kalmamıştı. Mecburen işi gücü bırakıp gidecektim.  Öyle de yaptım. Beni şehrin otogarında bekleyecekti. Ama nasıl karşılanacağımı bilmiyordum. Aman Allah’ım ben yanlış yere mi gelmiştim? Yoksa rüya mı görüyordum? Şaşkınlıktan ağzım açık kalmış küçük dilimi yutacak gibi olmuştum!.. Abuzer, beni davul zurna eşliğinde karşılayınca bir tuhaf oldum… Bir an kendimi protokolde birisi gibi hissettim. Otogarda herkes bize bakıyor gülümsüyordu. Ayaküstü sarılıp kucaklaştıktan ve şaşkınlığımın geçmesine çalıştıktan sonra, beni son model bir otomobi... Devamını Oku
Diğer Yazıları
DAHA FAZLA SONUÇ GÖSTER