‘Thor’ tangoya izin vermeyince...

MALUM, Güney Amerika’nın kesik damarlarından öncelikli olarak futbol akar...Oyunun bu belki de en güzel icracılarından, ‘Sambacılar’ yeteneği ve estetiği, ‘Tangocular’ ise yeteneğin yanı sıra az biraz...

MALUM, Güney Amerika’nın kesik damarlarından öncelikli olarak futbol akar...

Oyunun bu belki de en güzel icracılarından, ‘Sambacılar’ yeteneği ve estetiği, ‘Tangocular’ ise yeteneğin yanı sıra az biraz sertliği ve sonuca yönelik akılcılığı öne çıkarırlar. ‘Che’nin vatandaşlarının günümüz futbolundaki problemi ise oyunun tarihinin görüp göreceği en büyük yıldızlardan biri olan Lionel Messi’nin gelecek kuşaklara, elinde ‘Dünya Kupası’yla bir fotoğraf karesi bırakıp bırakamayacağıdır...

Bu istek aslında, sadece Arjantinlilere özgü değil; gezegenin her bir tarafındaki futbolseverler Diego Armando Maradona’nın 1986’da yaşattığı o muhteşem resitalin tekrarını şimdiki zamandan da bekliyor.

Lakin bu, o kadar kolay değil; çünkü oyun artık daha ‘sosyalist’, roller daha paylaşımcı ve ortak ama her şeyden öte tek kahraman yerine toplu resm-i geçitler (‘The Avengers’ örneği!) ön planda. Dolayısıyla üzerinde taşıdığı tüm yıldızlara karşın Messi’nin, Maradona’nın kaderini yeniden yaşaması zor.

HAKKI BERABERLİKTİ
İşte bu kilit problem eşliğinde dün turnuvaya başlayan Arjantin’in karşısında ‘Euro 2016’nın en şevkli ve sempatik takımı vardı. İzlanda, atletik, sert, ısırgan ve oyunun her dakikasında faal üslubunu, ‘Tangocular’a karşı da gösterdi.

Sergio Agüero’nun 19. dakikada gelen golü aslında meseleyi Latinler adına kolaylaştırmıştı ama dayanamadılar; dört dakika sonra Alfred Finnbogason beraberliği sağladı. Arjantin adına şans 64. dakikada tekrar kapıyı çaldı ama ‘Balinacılar’ın ‘yönetmen’i Hannes Halldorson, Lionel Messi’nin penaltı atışında gole izin vermedi.

Karşılaşmanın hakkı beraberlikti, öyle de sona erdi. Şu anda ‘D Grubu’, Arjantin ve İzlanda’nın yanı sıra Hırvatistan da hesaba katıldığında şampiyonanın, ‘En bilinmeyenli’ denklemlerinden birini barındırıyor.

YAZININ DEVAMI
YAZARIN DİĞER YAZILARI
‘Süper’ler dinlensin, sahne sırası ‘siber kahraman’da... 16 Şubat 2019 | 18 Okunma Tehlikeli ilişkiler... 09 Şubat 2019 | 23 Okunma Yine şiddet, yine anatomisi... 02 Şubat 2019 | 32 Okunma Beşi birden... 26 Ocak 2019 | 24 Okunma My name is Bazna, İlyas Bazna! 19 Ocak 2019 | 45 Okunma
TÜM YAZILARI