Yorgun Irak

Geçen nisan ayında yazdığım ‘Ortadoğu’da tarihin sonu mu?’ başlıklı yazıda şöyle demiştim: ‘Tıpkı ortaya çıktığı ilk zamanlarda yapılan aceleci yorumların...

Geçen nisan ayında yazdığım ‘Ortadoğu’da tarihin sonu mu?’ başlıklı yazıda şöyle demiştim: ‘Tıpkı ortaya çıktığı ilk zamanlarda yapılan aceleci yorumların yanılttığı gibi, birbiri ardına gelen felaketler sonrasında bir süreç olarak Arap Baharı’nı tiye alan aceleci yorumlar da yanıltıyor, yanıltacak.’ Ortadoğu’da tarihin sonu minvalinde ifadeleri duyduğunuz zaman hızla uzaklaşın; zira birçok sürecin başında olan bölgede sondan söz etmek adeta bir cehalet itirafıdır.  

Taşların yerine oturmadığı, Avrupa’nın yüzyıllar öncesindeki dönüşümlerini şimdilerde yaşayan, kendi başına karar alamayan bazı devletleri barındıran, zayıf devlet mekanizmalarına ve yarım kalmış hesaplaşmalara sahip Ortadoğu’da sadece süreçlerden bahsedebiliriz. Süreçler akar, tarih değişir, aktörler yükselir ya da batar; beraberinde aceleci analizleri de batırır.

***

Örneğin bugünlerde yeniden hareketlenen Irak

YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
İran'ın zincirleme hataları 13 Ocak 2020 | 2.245 Okunma Süleymani klişeleri  06 Ocak 2020 | 2.320 Okunma Süleymani sonrası ABD-İran senaryoları 04 Ocak 2020 | 2.452 Okunma Libya'yı nasıl tartışıyoruz? 03 Ocak 2020 | 2.240 Okunma 2019'un Z Raporu 30 Aralık 2019 | 2.108 Okunma
TÜM YAZILARI
Yorumlar