455 Bin Konutla Tarihe Not Düşüldü
Hatay’da bugün inşa edilen alan, Bulgaristan’ın yüzölçümüne yakın. Böyle bir büyüklükle, bu topraklarda, bir devlet refleksiyle, bir millet seferberliğiyle 455 bin konut yükseliyor.Bu bir tören meselesi...
Hatay’da bugün inşa edilen alan, Bulgaristan’ın yüzölçümüne yakın. Böyle bir büyüklükle, bu topraklarda, bir devlet refleksiyle, bir millet seferberliğiyle 455 bin konut yükseliyor.
Bu bir tören meselesi değil.
Bu bir alkış organizasyonu hiç değil.
Bu, tarihe düşülen ağır bir nottur.
“Cumhurbaşkanı’nın liderliğinde 455 bin konut tamamlandı” denildiğinde, mesele bir siyasi slogan değil; enkazın altından çıkarılan bir devlet iradesidir.
Böylesi bir başarının önemsizleştirilmesi, küçültülmesi, değersizleştirilmesi mümkün değildir.
Çünkü o konutlar orada durdukça, hakikat de dimdik ayakta duracaktır.
Ama yine de…
Siyasi tarafgirliğin yol açtığı bir hazımsızlık var bu ülkede.
Yapılanı görmemek, emeği inkâr etmek, başarıyı yok saymak gibi bir körlük…
İşte tam bu noktada, devlet aklının soğukkanlı sesi yükseldi.
Sayın Devlet Bahçeli, sözü eğip bükmeden, edebiyat yapmadan, lafı gediğine mıh gibi çaktı:
“Hadi gel yıkalım şu Süleymaniye’yi desen
İki kazma kürek, iki de ırgat gerek.
Ancak hadi gel yapalım şunu geri desen
Bir Sinan, bir de Süleyman gerek.”