Teslimiyeti akıl diye pazarlayanlar: Mandacılığın güncel dili

Ekranda dinlediklerime, köşe yazılarında okuduklarıma; güce haklılık atfedenlere inanamıyorum. Güçlü bir ülkenin, güçsüz bir ülkeyi bombalayıp devlet başkanını kaçırması...

Ekranda dinlediklerime, köşe yazılarında okuduklarıma; güce haklılık atfedenlere inanamıyorum.

Güçlü bir ülkenin, güçsüz bir ülkeyi bombalayıp devlet başkanını kaçırması nasıl normalleştirilir?

Bu yasa dışı güç gösterisi hukuksuz görülmeyip, nasıl olur da sıradan, kabul edilebilir, hatta meşruymuş gibi sunulur?

“Darbe” demiyorlar, “haydutluk” demiyorlar; yerine “demokrasiye destek”, “özgürlük çağrısı”, “meşru halk talebi” diyorlar…

Bu yasa dışılık, sis perdesi arkasına gizlenmekle kalmıyor, suç gösteriye dönüştürülüyor.

Venezuela ilk değil; Irak ile başlayan Afganistan, Libya ile süren zor’a dayalı güç, politik şiddet olmaktan çıkarılıp, medyatik şov gibi sunuluyor.

YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
ABD'den örnek: Halk Partisi'ne ahlâki etiket... Ayıplı gösterip etkisiz bırakmak 16 Ocak 2026 | 428 Okunma Haklı olma tuzağı: CHP'nin SYRIZA sınavı 15 Ocak 2026 | 1.231 Okunma Suriye, Venezuela, İran... Emperyalizmin böldüğü sol 14 Ocak 2026 | 1.254 Okunma İran'ı 'görme biçimi': Gösterilenler... Gizlenenler... 13 Ocak 2026 | 1.587 Okunma Muhalefetin tıkanma sorunu: Analiz yerine ezberci karşıtlık 09 Ocak 2026 | 1.632 Okunma
TÜM YAZILARI
Yorumlar