ÇOK OKUNAN YAZARLAR

Şortlu abla ile cübbeli amca

Buca’da yaşayan gazeteci arkadaşım mailinde şöyle diyor: “Buca’da eşim görmüş; şortlu ablam, Saadet Partisi standında sakallı cüppe­li amcam ile sohbet ediyor hatta imza veriyor! Peki, laik ve dindar çatışması ne oldu? Sağ kendi içinde nereye gel­di? Şortlu bacıma ve içki içen adama Saadet Partili ile Ak Partili farklı mı bakıyor? Sağ kendi içinde tarihindeki en büyük bunalıma mı girdi?” Kafası karışık olan aslın­da gazeteci arkadaşım! Ama yalnız değil…Bu köşede gerek Abdülla­tif Şener ve gerekse Temel Karamollaoğlu hakkında olumlu satırlar yazdığımda tepki alıyorum! Nerede durduğumu/düşünce­mi yazayım: 1980’lerde doğuşu ve 1990’lardaki genişle­me sürecinde neolibera­lizm; (dün olduğu gibi örgütlü mücadeleci “sınıf çatışma­sı” değil) “kültürel çatışma” zemini yaratarak, uyguladığı vahşi kapitalizme karşı duran/ duracak cepheyi bölmek-etki­sizleştirmek istedi .

Soner Yalçın
Soner Yalçın Sözcü Gazetesi
23 Mayıs 2018 | 25.4 K

Buca’da yaşayan gazeteci arkadaşım mailinde şöyle diyor:
“Buca’da eşim görmüş; şortlu ablam, Saadet Partisi standında sakallı cüppe­li amcam ile sohbet ediyor hatta imza veriyor! Peki, laik ve dindar çatışması ne oldu? Sağ kendi içinde nereye gel­di? Şortlu bacıma ve içki içen adama Saadet Partili ile Ak Partili farklı mı bakıyor? Sağ kendi içinde tarihindeki en büyük bunalıma mı girdi?”
Kafası karışık olan aslın­da gazeteci arkadaşım! Ama yalnız değil…
Bu köşede gerek Abdülla­tif Şener ve gerekse Temel Karamollaoğlu hakkında olumlu satırlar yazdığımda tepki alıyorum!
Nerede durduğumu/düşünce­mi yazayım:
1980’lerde doğuşu ve 1990’lardaki genişle­me sürecinde neolibera­lizm; (dün olduğu gibi örgütlü mücadeleci “sınıf çatışma­sı” değil) “kültürel çatışma” zemini yaratarak, uyguladığı vahşi kapitalizme karşı duran/ duracak cepheyi bölmek-etki­sizleştirmek istedi. Başardı…
Bir örnekle açıklayayım:
1980’ler başında üniversite öğrencisiydim. Sınıfımızda başörtülü öğrenciler vardı ve hiçbir sorun yoktu. Ne zaman ki…
Cumhurbaşkanı Kenan Evren, Anayasa Mahkeme­si’ne konuyu taşıyıp, YÖK’ten “yasaklama” kararı çıkardı; Türkiye, başörtüsü üzerinden kamplara bölündü! “Gardırop Atatürkçülüğü” doğdu.
O dönem… Merdiven altı tekstil atölyelerinde gü­vencesiz çalışan başörtülü kızlarımızın sosyo ekonomik sorunuyla kimse ilgilenmedi.
Küresel güç odakları kültür çatışması istiyordu; geniş kitlelerin neoliberal ekonomiye karşı çıkmasını değil! Talepleri şuydu:
Ücret az olsun… Mesaisiz ça­lışılsın… Yaşın önemi olmasın… Sendika bulunmasın. Vs.
Yoksa… Emekçinin kafa­sında baş...

Devamını Oku
Diğer Yazıları
DAHA FAZLA SONUÇ GÖSTER