Karantina günlükleri

“Nasıl bir his biliyor musun? Oda çok geniş ama sığamıyorsun/ Bak kapı orada ama çıkamıyorsun/ Pencere açık ama nefes alamıyorsun…” Cemal Süreya’nın, bu dizeleri bu günler için yazdığına yemin edebilirim ve başım ağrımaz!

O kadar uyuyor çünkü. Günlerdir böyleyiz… Hiç bilmediğimiz bir dersten sınava girmişiz ama kimse böyle bir dersten bahsetmemiş bize ve kağıda bakakalmışız gibi. Kimle konuşsam böyle...

Kimi evinde oturduğu ve güvende olduğu için şükreder halde. Planlarını/yapacaklarını sıralıyor. Sıkılmıyor, çok iştahlı.. Ama aynı kişi ertesi sabah depresif, çok şaşkın, “Biz ne yaşıyoruz ya” diye soruyor. Bana soruyor bir de! İşlerini yürütmeye çalışan, elemanları olanlar hepten dağılmış durumda.

Ben de çok farklı değilim... Hiçbir şeye konsantre olamıyorum mesela... Film açıyorum, ‘bu ne bee’ deyip vazgeçiyorum.

YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Restoranlar bilinçli müşteri istiyor 31 Mayıs 2020 | 100 Okunma Karantinalı bayramda ‘iyi gelen’ bazı şeyler… 28 Mayıs 2020 | 86 Okunma Kalabalık gelmeden Bodrum'da restoran ve plajlar açılmalı... 21 Mayıs 2020 | 81 Okunma Efsanenin belgeseli 17 Mayıs 2020 | 94 Okunma Ya işimi kaybedersem? 14 Mayıs 2020 | 39 Okunma
TÜM YAZILARI
Yorumlar