Muhit...

Osmanlıca bir kelimedir, ihata eden, kuşatan çevre, yakîn ve etraf manalarına gelir. Asaf Halet Çelebi, Mevlana Celaleddin Rumi’nin muhibbanıyla birlikte oluşturduğu çevreye, ‘’muhit’’ der.

Peyami Safa için ‘’muhit’’, sosyolojik karşıtlıkları ifade etmeye yarar, Fatih ayrı bir muhiti, Harbiye farklı bir muhiti temsil eder mesela, muhit çatışkıyı, kulüpleşmeyi, gruplaşmayı da ifade eder onun için. Şerif Mardin, Jön Türklere atıf yaptığı bir konuşmasında, bu genç yenilikçilerin bir muhitte toplandığını ifade etmişti. Necip Fazıl için muhit, ruhu olan, içinde sahih ilişkilerin yaşandığı, sırrı olan yerlerdi. Onun ifadelerinde Eyüp Sultan muhitti, Abdülhakim Arvasi hazretleri muhitti. Bir de çevre bahsi vardı Üstad’ın zaman zaman zikrettiği, Paris mesela enteljansiya adına farklı çevrelerin yaşadığı bir kentti. 

YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
"TRT Kürdi'de annemi gördüm" 16 Şubat 2020 | 226 Okunma Adalet, her insanın hakkı ve sığınağıdır... 12 Şubat 2020 | 2.175 Okunma Felaket seviciliğinde üstümüze yok! 09 Şubat 2020 | 68 Okunma İdlip'teki can pazarını görmezden gelen dünya... 05 Şubat 2020 | 2.115 Okunma İSMEK'te nefret suçu işleniyor 02 Şubat 2020 | 281 Okunma
TÜM YAZILARI
Yorumlar