Diyanet ile YÖK tehlikenin farkında mı? (ll)

Türkiye'de 1990'lardan itibaren kapıları açan para, yerini ağır ağır unvan ve kariyere bıraktı. Kariyer ve ünvanın toplumda yer tutmaya başlandığının en iyi gözlendiği yer meclisti. 95'li...

Türkiye'de 1990'lardan itibaren kapıları açan para, yerini ağır ağır unvan ve kariyere bıraktı.

Kariyer ve ünvanın toplumda yer tutmaya başlandığının en iyi gözlendiği yer meclisti. 95'li yıllarda hemen hemen bütün partiler parası olan okumamıştan ziyade üniversite mezunu adaylarla sıralarını doldurmaya başladılar.

Artan nüfusa bağlı olarak beliren işsizlik, devlet kapısında yığılmayı beraberinde getirirken aşırı müracaatlar karşısında devlette haliyle başvuruları dengeleme adına sınav ve artı kariyer özellikleri ile başvuruları eleme yoluna gitti.

Eskiden ilkokul mezununa bile ‘buyur' diyen devlet gitmiş 2005'ten sonra belediye temizlik işlerine dahi üniversite mezunları müracaat eder olmuştu.

Değişen şartlar okuma yazma bilenlere karşı mesafeli duran cemaatleri de farklı arayışlara itti.

Yurtlu Kur'an Kursları ve Medreselerle yol alan cemaatler, eğitimin zorunlu olmasının yanı sıra kariyer ve unvanın hayatın vazgeçilmez unsuru olmasıyla birlikte okul, dershane ve okul yurtları şeklinde yeni bir ek yapılanmaya gitti. Burada FETÖ durumu erken farketmiş olmalı ki bu konuda en yoğun yatırımla diğer cemaatler içinde açık ara birinciliği kimseye kaptırmadı.

Bu değişimde okula giden cemaat öğrencileri ile cemaatler arasında az çatışma yaşanmadı.

Cemaatteki bilgileri okulda bulduğu öğretmen ve arkadaşlarıyla tashih edenler bu çatışmadan kurtulamadı.

Sorgulama, araştırma yeteneği kırılanlar mevcut yapıyla barışık devam etti. Tabi bu barışıklığın temeli düşman faktörlerin devreye sokulması ile mümkün oldu.

Mutlak doğru kendileri olunca karşı mutlak yanlış olmuştu.

Bu aşamada Müslüman çocuklar kendi kardeşleri içerisinde adeta etrafta düşman birlikler içinde kalan azınlık psikolojisi ile yetiştirildi.

Unvan ve kariyer yapan cemaat mensuplarının dini eğitim yapmayan okullarla pek bir sorunu yoktu.

Lakin kendilerinin ilmi seviyesini ortaya koyan İmam Hatip ve İlahiyat okulları zor alanlardı. Bu okullara gidenler aldıkları eğitimle cemaati ve hocalarını sorgulamadan duramıyordu. Bu sorgulamalar sonucunda öğrenci ya cemaatten kopuyor ya da cemaat içi tartışmaların fitilini ateşliyordu.

YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Parlak beyinlerimiz ve Batı 13 Eylül 2017 | 174 Okunma Müslümanlar tabi olarak Kur’ancı ve mealcidir 11 Eylül 2017 | 234 Okunma Akıl verene değil hizmet edenlere ihtiyaç var 09 Eylül 2017 | 160 Okunma Çağdaş müşriklik, deizm (2) 06 Eylül 2017 | 229 Okunma Çağdaş müşriklik, deizm (1) 04 Eylül 2017 | 1.024 Okunma
TÜM YAZILARI
Yorumlar