Birleşip büyümek büyüyüp birleşmekten çok daha iyidir

Türkiye, yüksek büyümeye muhtaç bir ülke...Bunu başarabiliyor da...Geldiğimiz noktada bunu ispat ettik zaten. Gezi'ye, 17-25 Aralık'a, 15 Temmuz girişimine rağmen bunu başardık...

Türkiye, yüksek büyümeye muhtaç bir ülke...
Bunu başarabiliyor da...
Geldiğimiz noktada bunu ispat ettik zaten. Gezi'ye, 17-25 Aralık'a, 15 Temmuz girişimine rağmen bunu başardık ta...
Sorun, yüksek büyüme iklimini sürdürülebilir kılmakta...
Dün İstanbul Sanayi Odası 2'nci 500 Büyük Sanayi Kuruluşu açıklandı. İlk 500 gibi, yapabildiklerimiz var, yapamadıklarımız var. Ancak yapmamız gerekenler, belli... İSO'nun "büyük" dediğini, küresel ölçekte yarışta bulunduğumuz ülkeler çapında ele alınca hâlâ küçük olduğumuzu görürsünüz.
İngilizce bir kelime olan "collaboration", işbirliği, işbölümü diye çevrilebilir dilimize...
İş dünyasındaki tam karşılığı da birlikte iş yapma becerisi, güç ve hevesi... Hükümetin çeşitli reform paketlerinde kavramı yeşertmeye dair yığınca adım var fakat hayatımıza geçmesi zaman alacak gibi görünüyor.
Sanayileşmiş toplumun 36 milyon farklı ürün ve hizmet ürettiği günümüzde meslekler kodeksi de 14 bin işi tanımlıyor. Oysa çok değil çeyrek asır önce 12 milyon mal ve 7 bin meslek söz konusuydu.
Artan ürün ve hizmetlere paralel genişleyen iş tanımları, ortak çalışmayı gerektirir hale geldi.
Tam da bu noktada "birlikte iş yapma" becerisi, önem kazanmaya başladı.
Misal dış hizmet alımı, sizin için %80 hazır olan süreci, kendiniz üretmek yerine, bunun ehli olan firma ile birlikte çalışmak gibi...
İhracata yönelik üretimde, bir yandan kalite diğer yandan katma değer arayışları, "her şeyi tek başıma yaparım" saplantısındakileri saf dışı bırakmaya başladı. Bir firma çıkıp "ben 7'den 77'ye bütün değer zincirine hükmediyorum" diyemiyor. Zira iş süreçleri karmaşık hal almış, gereken bilgi ve beceri çeşitlenmiş durumda.
Türkiye'nin dinamizmini oluşturan Anadolu Kaplanları'nın en büyük eksiği tam da bu noktada şekilleniyor.
Genel tutum "azıcık aşım kaygısız başım" olunca, az olsun benim olsun türü mülkiyet anlayışı kemikleşiyor.
Bu da içeride ve dışarıda birlikte çalışmanın kültürel direncini oluşturuyor.
Ortaklık kültürünü benimseyen firmalarımızın başarısı göz kamaştırıyor. Ancak ortağını dolandırma zihin yapısındaki kurnaz KOBİ patronlarının da sistemde tutunamadığını görüyoruz.

YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Şeffaf ve güçlü Devlet AŞ 19 Kasım 2018 | 4.540 Okunma Fakir ülke zengin ülke farkına dair 18 Kasım 2018 | 5.884 Okunma Türkiye’nin kadın gücü 16 Kasım 2018 | 4.195 Okunma 2023 için yap-kirala-devret modeli 15 Kasım 2018 | 4.724 Okunma Gençler 1 günü 34 saat hissediyor 14 Kasım 2018 | 5.223 Okunma
TÜM YAZILARI
Yorumlar