Şemsiyeler ve ezanlar

Dünya âriflere gurbet yeridir, zira onların sılası ötelerdir. Âşığa yârin dizinin dibinden başka her yer gurbettir. Avam ise memleketinin dışında her yeri gurbet bilir. Bütün gurbetler başka başka ve...

Dünya âriflere gurbet yeridir, zira onların sılası ötelerdir. Âşığa yârin dizinin dibinden başka her yer gurbettir. Avam ise memleketinin dışında her yeri gurbet bilir. Bütün gurbetler başka başka ve derece derece. Ârifleri sevmeyi nimet biliyoruz, âşık olamadığımızın artık farkındayız. O halde kendimizin gurbetinden söz etmeliyim size, yani avamın. Kimimiz çalışmak için doğduğumuz şehirden bir başka şehre gidince kendimizi gurbette hissediyoruz, kimimiz memleketin dışında bir başka ülkeye varınca. İlk yurtdışı seyahatimin üçüncü gününde boğulduğumu fark eden bir dostum, Brüksel’deki Türk mahallesine götürmüştü de Emirdağ Kıraathanesi’nin önünde aylaklık eden ihtiyarları, sokakta koşturan çocukları, klakson çalarak geçen arabaları, cıvıltıyı, kargaşayı, muhabbeti görünce bir nebze olsun nefes alabilmiştim. Sonraki zamanlar boyunca dünyanın pek çok ülkesine gitmek nasip oldu ama ekseriyetle üç günü geçmedi seyahatlerim, tahammül eşiğim bu kadardı çünkü gurbete. Mekke, Medine ve Kudüs’ü ayrı tutmalıyım bu bahiste, oralar ruhun sılasından izler ve rayihalar taşıyor. Her insan imanı, sadrı ve nasibi kadar memlekette hissediyor kendisini. Hatta dönüp yurda gelince asıl gurbetin ne olduğunu anlıyor kimi bahtiyar nasipliler. Bir de Avustralya var, söylemezsem olmaz, bir defa gittim korktum. İnsan Avrupa’da nispeten rahat, bir sabah kalksa ve teknoloji bitmiş olsa yürüyerek döner Türkiye’ye ama Avustralya öyle mi ya, kaldın gitti, geçmiş olsun.

Gelelim bu yazının yazılmasına sebep olan diyara. Kader ne gösterir bilemem fakat Türkiye’den başka bir yerde yaşamak istemez, yaşayabileceğimi de zannetmezdim, ta ki Bosna’yı görene kadar. Bosna, benim mahzun ve nazlı sevgilim. Viyana’ya dair gizli hayallerim olduğu doğrudur, Roma kızıl bir elma gibi hâlâ içimde, kabul. Kosova’da muradım, Üsküp’te s...

YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Şemsiyeler ve ezanlar 13 Haziran 2019 | 124 Okunma Söz söylemek kimin hakkı 06 Haziran 2019 | 114 Okunma Kıl olmadan olur mu? 23 Mayıs 2019 | 255 Okunma Oruç tutma kılavuzu 16 Mayıs 2019 | 557 Okunma Yâr gelende toz olmasın 09 Mayıs 2019 | 319 Okunma
TÜM YAZILARI
Yorumlar