Muhasebe

Doğru olduğuna inandığınız için yaptığınız şeyler size seçim kazandırıyor ancak seçim kazanmak için yaptığınız şeyler doğru bile olsa kaybettiriyor. Çünkü...

Doğru olduğuna inandığınız için yaptığınız şeyler size seçim kazandırıyor ancak seçim kazanmak için yaptığınız şeyler doğru bile olsa kaybettiriyor. Çünkü ilkinde neticeyi umursamadan stratejinizi belirleyip yapılması gerekeni yapıyorsunuz ve bu samimiyet olarak anlaşılıyor insanların nezdinde. İkincisinde neticeyi önceleyerek taktik hamleler yapıyorsunuz, bu da insanlar tarafından bir şey almak için verilen bir başka şey gibi algılanıyor ve samimiyetsiz bulunuyor.

Sanıyorum bu yoruma katılmayacak bir tek kişi bile yoktur. Vaktiyle kazanıp şimdi kaybedenler arasında ancak buradan hareketle kendi durumunu değerlendirip “acaba ben bu hatanın neresindeyim” diyecek bir tek kişi bulabilir miyiz, emin değilim.

“Benden olan kötü bile olsa iyidir, benden olmayan iyi bile olsa kötüdür” düşüncesi, sizden olan kötüleri bile size itimat edemez hale getirirken, sizden olmayan iyileri size düşman ediyor. Oysa yol, sizden olmadığına vehmettiğiniz iyileri iyi kalmaya devam ettikleri müddetçe nerede durduklarının ehemmiyeti olmadığına inandırabildiğiniz, sizden olduğunu iddia eden kötüleri iyi olmadıkça sizinle birlikte olamayacaklarına ikna edebildiğiniz zaman hedefe varır. Çünkü ilkinde kendinizi bayrak yapıp bu bayrağı elinde taşıyanları yanınızdan uzaklaştırmıyorsunuzdur, ikincisinde davanızı bayrak yapıp size karşı bile olsa o davayı kalbinde taşıyanları kendinize yaklaştırıyorsunuzdur.

Bu yorumun muhatabı olan kaç kişi burada neyin kast edildiğini anlar, anlayanların kaçı kendisini bu terazide tartar bilemem ama emin olduğum bir şey var anlayan ve kendisini kefeye koyanların arasında ben böyle yapıyorum ve hatalıyım diyen bir tek kişi bile bulamayız.

Bir yanlışı eleştirmenin adı ihanet, az ileride sizi bekleyen tehlikeyi ifade etmenin fitne, duymak istediğiniz yalanı değil duymak istememeniz pahasına gerçeği söylemenin sadakatsizlik olarak tarif edildiği yerde etrafınız yanlışınızı alkışlayan menfaatperestlerle, her şeyin güllük gülistanlık olduğuna sizi inandıran yalancılarla, arkanızdan duymak istemediğiniz doğruları mırıldanırken yüzünüze karşı duymak istediğiniz yalanları söyleyen sadık (!) tebaa ile çevrilir. Menfaatperestlerle bir arada durmayı kendisine yakıştıramayan hainler(!) sizi eleştirecek mecra bile bulamaz, neyi duymaktan memnun olacağınızı umursamadan doğruyu söyleyecek dostlarınız, yalancıların arasından sıyrılıp yanınıza yaklaşamaz, davanıza sadakatleri sebebiyle hak ettiğiniz yerde sizi bile tanımayacak hakiki sadıklar, size sadakat adı altında şahsi ikballeri için davanıza ihanet eden güya sadıklar tarafından çakalların önüne atılır hale geldiği anda neden böyle oldu diye sorma hakkınız yoktur!

Bu yoruma herkes katılır elbet ve belki bu mihenge vurur kendisini bazıları da ama öyle sanıyorum ki bu yorumun aynasından kendisini seyredip gereğini yapacak o tek bir kişiyi bulabilirsek her şey ne kadar çok güzel olur bilmem ama hiçbir şey bundan daha fazla çirkinleşemez.

YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Aman ha! 12 Eylül 2019 | 679 Okunma Hangi mahkeme? 05 Eylül 2019 | 458 Okunma La bu din n’etti size? 29 Ağustos 2019 | 1.195 Okunma Kebapçı tayfa 22 Ağustos 2019 | 810 Okunma Boğa boynuzu 15 Ağustos 2019 | 275 Okunma
TÜM YAZILARI
Yorumlar