YSK ve seçimin düzen içinde yönetimi meselesi

GERİDE bıraktığımız günlerde kaleme aldığım bir dizi yazıda Yüksek Seçim Kurulu’nun (YSK) 6 Mayıs tarihinde İstanbul büyükşehir belediye başkanlığı seçimini iptal kararı ve ardından 22 Mayıs’ta açıkladığı karar gerekçesinin muhtelif yönlerini tartışmaya çalıştım...

Bugünkü yazımda nihai bir değerlendirme yapmak istiyorum.

YSK’nın iptal kararının ana gerekçesi İstanbul’da 31 Mart yerel seçiminde görev yapan sandık kurulu başkanlarının ‘kamu görevlisi’ olmaları gerektiği halde bazı sandıklarda bu unvana sahip olmayan kişilerin başkanlığı üstlenmiş olmasıdır.

*

Kanımca burada yaşanan hukuki tartışmanın kaynağında 298 sayılı Seçim Kanunu’nda 2018 yılı mart ayında yapılan değişikliğin içerdiği belirsizlik yatıyor. Şöyle ki, yasa her seçim sandığında biri ‘başkan’ diğeri ‘üye’ olmak üzere toplam iki ‘kamu görevlisi’nin görev yapmasını öngörüyor. Diğer beş üyelik siyasi parti temsilcilerine gidiyor.

YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Rusya ile ilişkiler İdlib sınavında 19 Haziran 2019 | 1.747 Okunma Demokrasimizin unutulmuş bir geleneğini hatırlamak 18 Haziran 2019 | 1.554 Okunma Çok özel bir diplomata veda ederken 15 Haziran 2019 | 1.688 Okunma ‘Şüpheli’ ya da ‘sanık’ olmanın çaresizliği 14 Haziran 2019 | 2.221 Okunma Yargı reformundan hapisteki Cumhuriyetçilere iyi haber var 13 Haziran 2019 | 2.037 Okunma
TÜM YAZILARI
Yorumlar