Mekke Emiri’nin oğlu hem ut hem de çello çalınca

Daha önce utta dinlediğim müziklerden hiçbirine benzemiyordu. Udun gövdesinden yükselen sesler bu çalgıdan duymaya alıştığım nağmelerin, müzikal örüntülerin çok dışındaydı.

Daha önce utta dinlediğim müziklerden hiçbirine benzemiyordu.

Udun gövdesinden yükselen sesler bu çalgıdan duymaya alıştığım nağmelerin, müzikal örüntülerin çok dışındaydı. Batı’nın tonal müzik yapısına uyan ses dizileri içinde şekillenmiş, ancak yine de illa -Batı ya da Doğu- diye bir eksene oturtamayacağınız kadar özgün müziklerdi bunlar.

Bazen aynı anda birden çok telde notalara dokunarak oluşturduğu akor dizileri içindeki geçişlerle melodiye ulaşıyordu, ‘Kapris’te olduğu gibi... Bazen galiba udun üzerinde sürat denemelerine girişiyordu. Bu tarzdaki bestelerinden birinin adını ‘Koşan Çocuk’ koymuştu. Bazen muzipçe müzikal fikirlerle de karşılaşıyordunuz, örneğin ‘Kanatlarım Olsaydı’da.

Bu besteler, bildiğimiz kalıpların dışına çıkan bambaşka bir müzik genetiğinin, sıradışı bir müzik zekâsının dışavurumuydu.

YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Vaka sayıları açıklanmasa da diğer göstergeler bir hayli kaygı verici 22 Ekim 2020 | 509 Okunma Prof. Ceyhan’la COVID-19’da günlük vaka sayısı tahmini 21 Ekim 2020 | 339 Okunma Türkiye’den BM’de Uygur Türkleri konusunda ‘orta yol’ formülü 20 Ekim 2020 | 499 Okunma Anayasa Mahkemesi’nden önemli bir içtihat 17 Ekim 2020 | 236 Okunma Anayasa Mahkemesi tartışmasında bireysel başvurunun geleceği 16 Ekim 2020 | 264 Okunma
TÜM YAZILARI
Yorumlar 1 yorum