Doğu Akdeniz’de gerilim döneminin muhasebesi

Özetle, gergin bir yazı geride bıraktık. Yaşanan sıcak hareketlilik yerini kısmi bir sakinleşmeye bırakmış görünüyor. Ve –son anda bir aksilik olmazsa- işlerin diyalog ve müzakerelerin başlaması...

Herhalde 2020 yazı ileride hatırlanmak istendiğinde zihinlerdeki ilk çağrışımları, TV programlarında fonu kaplayan muhtelif renklerde çizgilerle bölünmüş Doğu Akdeniz haritaları, birbirini izleyen NAVTEX duyuruları, Oruç Reis gemisi, Meis Adası, Türk ve Yunan savaş gemileri arasındaki karşılıklı meydan okumalar ve hava sahasında savaş uçakları arasındaki it dalaşları olacaktır.

Gerçekten de gerilimin belirgin bir şekilde yükseldiği, askeri seçeneğin sürekli gündemde tutulması nedeniyle, en ufak bir yanlış anlama ya da hatalı niyet okumada kriz ortamının birden sıcak çatışmaya dönüşmesi potansiyelini de taşıyan bir dönemdi.

Özetle, gergin bir yazı geride bıraktık. Yaşanan sıcak hareketlilik yerini kısmi bir sakinleşmeye bırakmış görünüyor. Ve –son anda bir aksilik olmazsa- işlerin diyalog ve müzakerelerin başlaması yönünde evrilmekte oluşunu, bütün bu egzersizden çıkan hayırlı bir sonuç olarak görmeliyiz.

YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Anayasa Mahkemesi’nden önemli bir içtihat 17 Ekim 2020 | 223 Okunma Anayasa Mahkemesi tartışmasında bireysel başvurunun geleceği 16 Ekim 2020 | 264 Okunma Anayasa Mahkemesi’nin hassas dengeleri 15 Ekim 2020 | 577 Okunma Anayasa Mahkemesi’nde önemli bir içtihat değişikliği 14 Ekim 2020 | 442 Okunma AYM’nin Berberoğlu hakkındaki gerekçeli kararı ne anlama geliyor? 13 Ekim 2020 | 200 Okunma
TÜM YAZILARI
Yorumlar