Brunson iddianamesi... Davanın ana sanığı Brunson mu, yoksa ABD istihbaratı mı?

ABD’li rahip Andrew Brunson’ı konu alan iddianamede karşımıza her türlü insan çıkıyor: PKK’lılar, FETÖ’nün sivil imamları, Suriyeli mülteciler, İsrailliler, misyonerler, CIA ajanları...

ABD’li rahip Andrew Brunson’ı konu alan iddianamede karşımıza her türlü insan çıkıyor: PKK’lılar, FETÖ’nün sivil imamları, Suriyeli mülteciler, İsrailliler, misyonerler, CIA ajanları, ABD’li asker emeklisi istihbaratçılar gibi...

Bunlar arasında CIA ajanı olduğu ileri sürülen bazı kişiler açıkça isimleri verilerek kayda geçiriliyor bu metinde. İddianamenin ana eksenini oluşturan gizli tanık ‘Dua’nın ifadesinde adı ‘CIA Ankara Bölge Şefi’ diye geçen Jason Griffen’e tam yedi kez atıf yapılıyor. Birçok isim Amerikan istihbaratı adına çalışmakla suçlanıyor.

Dikkat çekici bir nokta, gizli tanığın, Griffen’in 2006 yılındaki rahip Santoro cinayetiyle ilgili olarak tanıdığı bazı kişilere gönderdiği ikaz amaçlı bir e-mail mesajının çıktısını da savcılık makamına delil olarak vermiş olmasıdır. ‘Dua’, bu e-mail mesajının gönderildiği kişilerin isimlerini de veriyor. Kendisinin bu elektronik posta mesajına nasıl ulaştığı hususunda bir açıklık yok.

Bunun gibi misyonerlik faaliyeti yürütmek üzere Türkiye’ye gelen daha çok emekli konumda olan çok sayıda Amerikalı askerin isimleri –eşleriyle birlikte- listeleniyor, bunlardan bazılarının istihbaratçı yönlerine de atıf yapılıyor. Bu isimlerin ayrıntılı bir şekilde sıralanması, aslında misyonerlik faaliyetlerini yürüten yabancıların kayıtlarının bir yerlerde tutulduğunu düşünmenize yol açıyor.

Keza, iddianamede misyonerlik faaliyetleri için kullanıldığı söylenen mekânlar arasında Ankara’daki ABD Büyükelçiliği’ne de rastlamak mümkün. Örneğin, 5 Temmuz 2011 tarihinde büyükelçinin evinde yapılan bir toplantıdan söz ediyor ‘Dua’. O dönemde ABD’nin Ankara’daki büyükelçisi Frank Ricciardone idi.

***

İddianamede -‘Dua’nın ifadesi üzerinden yürüyen akış içinde- Amerikan tarafınca yürütülen ve rahip Brunson’un da ilişkili olduğu “casusluk faaliyetleri” arasında -olası işgal ve kaos ortamlarında yararlanmak amacıyla- Türkiye’deki benzin istasyonları ve demiryolları hakkında bilgi toplamaya dönük çalışmalar da yer alıyor.

YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Dışişleri Bakanı’ndan Mısır’a sıcak mesajlar var 23 Eylül 2020 | 534 Okunma Doğu Akdeniz’de gerilim döneminin muhasebesi 22 Eylül 2020 | 264 Okunma 12 Eylül’ün utanç sicilini tutan gazeteciye veda ederken 19 Eylül 2020 | 381 Okunma COVID-19’la mücadelede büyüyen tehdide dikkat 18 Eylül 2020 | 405 Okunma Mali’deki darbe ve Türkiye’nin tutumu 17 Eylül 2020 | 1.245 Okunma
TÜM YAZILARI
Yorumlar