Samet Kavoğlu
Samet Kavoğlu İnternet Haber

Sneijder siyasete ısınıyor

13 Ağustos 2017 | 30

Galatasaray'la yollarını ayırarak Fransız ekibi Nice ile anlaşma imzaladığı açıklanan Hollandalı yıldız Wesley Sneijder'in sessiz sedasız Türk vatandaşlığına geçtiği ve Türkiye'de siyasete hazırlandığı iddiaları kulislerde konuşulmaya başladı.

Türkiye'ye dair algı operasyonunun hız kazandığı bir dönemde İngiliz The Telegraph gazetesine verdiği beyanatta "kendinizi Türkiye'de güvende hissettiniz mi?" sorusuna "Türkiye'de hiçbir zaman kendimi güvende hissetmediğim bir durum olmadı. Galatasaray ve İstanbul hayatımın bir parçası ve bu deneyimi asla unutmayacağım" cevabını vermesi de ilgili tezi güçlendiren bir husus olarak nitelendiriliyor.

Şüphesiz yazının buraya kadar olan kısmında başarılı futbolcunun açıklamaları dışındakiler kurgusal olup, gerçeklikle uzaktan yakından alakası yoktur. Sneijder de hedefinin Dünya Kupası'nda Hollanda forması giymek olduğunu belirtmiştir ki Türkiye'ye dönük olumlu algının pekişmesinde yaptığı katkılar da düşünüldüğünde amaçlarına ulaşması için ülke olarak tüm kalbimizle dua etmemiz gerekir.

Zira ülkemizde sınırlı zaman diliminde, profesyonel futbolcu olarak bulunmuş ve güzide kulüplerimizden birinde top koşturduktan sonra Türkiye kariyerini sonlandırmış bir sporcu bile bir ülkenin doğrudan turizmine, dolaylı olarak marka değerine ve itibarına zarar verebilecek bir soru karşısında gerçekliği eğip bükmeden cevap vererek ilkeli bir davranış sergilemiştir.

Siyaset kuşkusuz rakibinin açıklarını arama, eksik yada yanlışları üzerinden söylem üreterek hedef kitlelerin tercihini kendi siyasal çizgine çekmek üzere de oynanan bir satranç oyunudur. Fakat burada saha, şartlar ve kurallar da sıkı sıkıya belirlenmiştir. Rakibi alt etmek için sahanın çizgilerinin dışında hamle yapamazsınız. Ya da tüm oyun alanını tarumar edecek şekilde hareket edemezsiniz. Zira o zemin olmadığı sürece siyasetin yapılacağı alan ortadan kalkar.

Bu noktada zemini oluşturan unsurların da maddi ve soyut temellere dayandığı ifade edilmelidir. Maddi unsurların öncelikli olanlarından biri de ekonomidir. İktidarı ele geçirmek adına ülke ekonomisine zarar verecek hamleler yapılması siyaset etiği açısından tartışmasız bir kural ihlalidir. Diğer taraftan zemini oluşturan soyut temeller incelendiğinde uzun zaman diliminde oluşan, tabiri caizse ilmek ilmek örülerek oluşturulan ülke itibarını ve bunun en önemli taşıyıcılarından biri olan güvenlik algısını sorgulamaya açacak söylemlerde bulunmak da şüphesiz ki siyasal etik açısından kabulü mümkün olmayan davranışlardandır.

Devamını Oku
Diğer Yazıları
DAHA FAZLA SONUÇ GÖSTER