Konuğa yer yatağı sermek

Eskiden kelimelerin kifayetsiz kalması için duygu yoğunluğunun zirveye çıkması gerekirdi. “Sözün bittiği yer” diye tarif ettiğimiz anlar nadiren yaşanırdı.

Ama bugün duygular deniz seviyesinde, hayat normal akışındayken bile kelimeler kifayetsiz. Sözün bittiği yere gelmek an meselesi.
Derdimizi anlatmakta, hislerimizi ifade etmekte acziyet yaşıyoruz. Ve dertler anlatılmayınca bir süre sonra dert olmaktan çıkıyor. Hisler de bir zaman ifade edilmeyince, ortalıktan kayboluyor.
Dil seyrelince düşünce dünyamız tenhalaşıyor, dertsiz ve hissiz insanlarsa giderek kalabalıklaşıyor.
Peki dil zayıflayınca düşünce dünyası niçin zafiyet geçirir biliyor musunuz?
Çünkü kelimeler, düşünce dünyasının inşa edildiği alanın ölçü birimidir. Kaç kelime biliyor ve kullanıyorsanız, düşünce dünyanız o kadar geniş demektir.
Ve kullandığınız kelimeler, düşünce dünyanızı tercüme etmeye muktedir olamazsa, iç sıkıntısı başlar. Yani siz yüz metrekarelik alana hanlar, hamamlar kondurmaya çalışırsanız, daralırsınız.
YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Bayram sevincinin çocukluğuna inmek 23 Mayıs 2020 | 35 Okunma Sosyal medya ve temsil krizi 15 Mayıs 2020 | 81 Okunma Eğitim sosyal mesafeyi kaldırmaz! 05 Mayıs 2020 | 155 Okunma Nerede o eski ramazan yazıları! 28 Nisan 2020 | 1.877 Okunma Şaşırdık mı? Hayır! 21 Nisan 2020 | 2.245 Okunma
TÜM YAZILARI
Yorumlar