En zeki ve en sulu hırsız
Yurdum insanı, yapay zekâyı kimi zaman kara tahtanın önüne çıkarılan ilkokul çocuğu gibi sözlüye kaldırıyor: "Dayımın oğlunun görümcesi benim neyim olur?" Cevabı alınca da...
Yurdum insanı, yapay zekâyı kimi zaman kara tahtanın önüne çıkarılan ilkokul çocuğu gibi sözlüye kaldırıyor: "Dayımın oğlunun görümcesi benim neyim olur?"
Cevabı alınca da göğsünü gere gere, "Bak! Vallahi bildi!.." diyor.
Sanki yapay zekâ o anda ayağa kalktı da tek nefeste kütüphanelere koştu, ter içinde geri dönüp "Hısım" cevabını verdi.
O tek kelimelik cevabın arkasında koskoca bir "su" hikâyesi yatıyor; haberi yok.
Yapay zekâ dediğimiz o akıllı "bulut", sadece binlerce metal kutunun birbirine sürtünmesinden çıkan ısı değildir. Yani veri merkezlerindeki metal kutuların enerjisinden ibaret değildir. O, devasa veri yığınları...