Artık ayıp kendinize gelin

"Öncelikle mektubuma Cumhurbaşkanımızın işinden vakit bulduğu aralarda yemek yediğini hatta bunu günde üç kez yaptığını söyleyerek başlamak istiyorum..." Bu satırları Venezuela'nın Türkiye...

"Öncelikle mektubuma Cumhurbaşkanımızın işinden vakit bulduğu aralarda yemek yediğini hatta bunu günde üç kez yaptığını söyleyerek başlamak istiyorum..."
Bu satırları Venezuela'nın Türkiye Büyükelçisi Reyes yazdı.
Daha doğrusu, yazmak zorunda kaldı.
Neden mi?
Geçtiğimiz günlerde Venezuela Cumhurbaşkanı Maduro, Pekin ziyaretinde Çin Devlet Başkanı Xi Ping tarafından ağırlandıktan sonra kendisini taşıyan uçağın İstanbul Havalimanı'nda yakıt ikmali yapmasını fırsat bilip Nusret'e gittiği için.
Saçma mı?
Evet öyle ama saçma olan Büyükelçi'nin açıklaması değil.
Sözcü yazarları Y. Özdil, E. Çölaşan'ın yanı sıra Fox'un İ. Küçükkaya'sının mezkur yemek üzerinden Maduro'ya demediklerini bırakmaması. Hatta çok ayıp!
O kadar ki...
Bunları okuyan dinleyen de Maduro'nun gündüz gözüyle Venezuela'nın petrol yataklarını satıp Nusret'te et yediğini sanır.
En hafif hakaretleri de "diktatör" demekten ibaret.
Büyükelçi Reyes diyor ki: "Sizler Cumhurbaşkanımıza 'diktatör' diye hitap ederek demokratik seçimlere katılıp kendisine oy veren milyonlarca vatandaşımıza da saygısızlık yapmaktasınız..."
Hey gidi hey!..
Adamlar kendi ülkelerinin Cumhurbaşkanına, müstevlilerle senkronize biçimde yıllardır "diktatör" diyor, Venezuela Devlet Başkanına demişler çok mu?!
Hem de milyonlarca seçmene "bidon kafa" diye hakaret ederek.

***
Sayın Büyükelçi, Nusret'e giden Cumhurbaşkanlarını, "her insan acıkınca yemek yer" demeye getirerek savunmakla kalmamış, bir de misal vermiş muhteremlere.
Demiş ki:
"Cumhurbaşkanımız, Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın konuğu olarak Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde de yemeğe katılmıştır..."
Bilmiyor ki, dertleri de nihayetinde bu! Yani, Maduro ile Erdoğan'ın arasının iyi olması.
Bilmediği için de "Venezuela ve Türkiye arasındaki ticaret hacmi son yılda beş katı artmıştır (...) Venezuela, Türkiye'nin dostudur..." diyor.
Evet, öyledir.
Yoksa altın rezervlerini İsviçre yerine Türkiye'ye emanet ederler miydi?
***
"Trump ekonominize savaş açmış, Türk Lirası'nı yerle bir etmek için var gücüyle bastırıyor ama sizler bunu dikkate almak yerine Türkiye'nin dostu olan bizlere saldırıyorsunuz..."
Venezuela'nın Türkiye Büyükelçisinin bu sözlerine muhatap olsam, yer yarılsa da içine girsem, derdim!..
Büyükelçi Reyes, Venezuela'nın ABD emperyalizmiyle mücadele ettiğini belirttikten sonra muhteremlere soruyor: "Siz hangi taraftasınız?" Sadece Başkan Erdoğan'dan nefret etmekten yanalar...
Sorsanız "Atatürkçüyüz" derler ama bugün Mustafa Kemal mezarından kalkıp gelse, "Müstevlilerden yana olacak değilim ya elbette Türkiye Cumhuriyetinin Cumhurbaşkanının yanındayım" dese anında "sen de köşklerde yaşadın, saraylarda öldün" demeye başlarlardı.
Yok yok o kadar da değil, "diktatör" demek biraz sıkardı.
YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
İmamoğlu neyi hesaba katmayı unuttu? 19 Haziran 2019 | 4.519 Okunma Solun ihtişam ve sefaleti 18 Haziran 2019 | 2.902 Okunma Yarınki tartışma hakkında 15 Haziran 2019 | 2.462 Okunma Bir duyum aldım 13 Haziran 2019 | 4.246 Okunma Peki bizi sizden kim koruyacak? 12 Haziran 2019 | 3.152 Okunma
TÜM YAZILARI
Yorumlar