Ahmet Kekeç’e ne borçluyuz?

Özellikle 28 Şubat sürecinde Üstad'ın ifadesiyle "kalemine ciğerinden kan çekerek" mazlumlara "yandaş" olmaktan milim geri durmadı. Ahmet Kekeç'e o kadar şey borçluyuz ki... "Özgüven" mesela.

"Sükûneti... İyiliği... Mütevazı kararlılığı... Dünyalık hırslardan uzak kalarak kendimizi gerçekleştirebileceğimizi..."

Sevgili kardeşim Ahmet Kekeç ortak dostumuz Hamit Can'ımızın vefatının ardından kaleme aldığı yazıda ona borcumuzu böyle dile getirmişti.

Ya biz Ahmet Kekeç'e borcumuzu nasıl hülasa edeceğiz?

Harbi sükûneti, hasbi iyiliği, mütevazı kararlılığı, naifliği, rikkati, dikkati, gözü pekliği, ilâ ahir.

En çok da merhameti...

O müstesna polemik yazılarının temel motivasyonu mazlumlara, haksızlığa uğratılmışlara duyduğu merhametti.

Evet, merhamet!..

YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Bir tuzak daha var! 03 Aralık 2020 | 714 Okunma Ya İran’da olsaydı? 02 Aralık 2020 | 858 Okunma Yapay geri zekâ 01 Aralık 2020 | 1.037 Okunma Ağ ‘kullanan’ balıklar 28 Kasım 2020 | 725 Okunma ‘Öldün de, say ki kurtuldun’ 26 Kasım 2020 | 887 Okunma
TÜM YAZILARI
Yorumlar