Şah damarımıza dayandılar

"Ergenekon" davası 12 yıl sürdü. Şerefli komutanlarımız "darbe yapmak", "terör örgütü" kurmak, cinayet işlemekle suçlandı. Bu maksatla zulüm, iftira ve tertiple, yalanla, doymak bilmeyen kinle ve nefretle sahte belgeler düzenlendi.

Yetmedi, Türk ordusunun kara, hava ve deniz kadrosunu toptan tasfiye etmek ve Türk Ordusu'na karşı düşmanlarımızın bile yapmadığı aşağılayıcı ve itibar kırıcı korkunç kampanyalar hayasızca ve yıllarca sürdürüldü.   

Sonunda görüldü ki, suçlamalar ve karalamalar kumpas eseriymiş. Ortada ne delil, ne şahit, ne darbe teşebbüsü, ne terör örgütü, ne de işlenen cinayet varmış. Gerçek olan, sahte "yargıçlar", sahte "polisler", sahte "askerler" ile Devletin bütün kurumlarını ele geçirip Türkiye Cumhuriyeti'ni tasfiye ederek ülkeye el koyacak iş birlikçi bir yönetim ve korkunç bir işgal projesinin varlığıymış.

Çekilen bunca acıdan sonra özetlenen gerçekler gün gibi ortaya çıktı.

Ergenekon nereden çıktı?

YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Tehditlerin gölgesinde uzlaşma mı? 12 Ekim 2019 | 32 Okunma ​​​​​​​"HDP Türkiye partisi" veya "Ortak vatan" 05 Ekim 2019 | 2.071 Okunma Aydın bilinenler hukuku tanımazsa… 28 Eylül 2019 | 496 Okunma Suriye meselesi Çankaya zirvesinde 21 Eylül 2019 | 130 Okunma Kıbrıs'ta Yeni Bir Dönem mi? 14 Eylül 2019 | 91 Okunma
TÜM YAZILARI
Yorumlar