Anlaşıldı mı?

1934’te Ayasofya’nın müzeye dönüştürülmesini, o günkü konjonktüre nasıl uygun görüyorsak, şimdi ibadete açılışını da Yeni Türkiye’nin alâmet-i...

1934’te Ayasofya’nın müzeye dönüştürülmesini, o günkü konjonktüre nasıl uygun görüyorsak, şimdi ibadete açılışını da Yeni Türkiye’nin alâmet-i farikaları’ndan biri olarak görmeliyiz.

Kendi karasularımıza nasıl sahip çıkıyor isek, misak-ı milli’ye nasıl sımsıkı sarılmakta isek, kendi vatan toprağımızdaki Ayasofya için yeni bir düzenlemeye de ancak biz karar verebiliriz. Kimse karışamaz.

Ne UNESCO’dan izin alacağız, ne AB’den, ne ABD’den, ne de Rusya’dan. Hele Yunanistan kim oluyor?

Dış kapının dış mandalı. Tavşanın suyunun suyu... Gitsinler önce Kudüs’e sahip çıksınlar... Efes’i ziyaret edip günah çıkarmak kolay...

Gitsinler Şagil İsrail’in başkentine, yallah....

YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Özgül ağırlık 07 Ağustos 2020 | 212 Okunma Atomlu yıllar 06 Ağustos 2020 | 235 Okunma Bağırmayın 05 Ağustos 2020 | 180 Okunma Zarar ve yarar 04 Ağustos 2020 | 486 Okunma Kalabalıklar 03 Ağustos 2020 | 189 Okunma
TÜM YAZILARI
Yorumlar 1 yorum