Rüyanın mantığı ile gerçek

Vaktiyle bir Amerikan filmi seyretmiştim. Filmin adını anımsamıyorum. Ama konusu aklımda:Yaşlı bir adam, bir cinayete tanık olur. Katil, tanığı görür. Fakat gördüğünü ifşa etmemesi için...

Vaktiyle bir Amerikan filmi seyretmiştim. Filmin adını anımsamıyorum. Ama konusu aklımda:

Yaşlı bir adam, bir cinayete tanık olur. Katil, tanığı görür. Fakat gördüğünü ifşa etmemesi için tanığı izlemeye başlar. Tanık, nerdeyse her köşe başında katilin silahının namlusuyla burun buruna gelir. Durumu yakınlarına bildirir. Katilin kendisini tehdit ettiğini söyler. Ama her defasında, katili gördüğü yerde gösteremeyince, etraftakiler, tanığın hayal gördüğünü, yaşlılık halüsinasyonlarına uğradığını, bunadığını düşünürler.

Olayların zahirî gelişmesi yaşlı adamı her defasında yalan çıkarır. Ancak seyirciler işin doğrusunu bilir. İşler o noktaya gelir ki, yaşlı adamın her defasında yanıldığını gören etrafındaki yakınları, onun yanıldığını yüzüne vurmak istemediklerinden ona inanmış görünme rolünü oynamaya başlar. Yaşlı adam, duruma canı sıkılırsa da, işin doğrusunu kanıtlama imkânını elde edemez. Nihayet, bir defasında arabalarına binerken, yaşlı adam, sokağın köşesinde, katili tabancasının namlusunu kendisine doğrultmuş olarak görür, fakat onu gördüğünü söylemeye fırsat bulamadan, tabancadan çıkan kurşunun hedefi olur. Son nefesinde, ancak: “Ben size dememiş miydim?” sözlerini mırıldanabilir ve orada can verir.

Bazen işlerin gidişatı öyle tezahür eder ki, dış dünyanın olayları, hakikatin mantığına uygun istikamette gelişmez. Hakikat, görünenin altında kalır. Bilinmesi gereken, arkada, içerde ve üstelik gizli (üstü örtülü) olarak durduğu için, hakikatin görünenden farklı olduğu anlaşılmaz.

Kimi zaman zahirin peçesini yırtıp hakikati gösterme, açığa çıkarma imkânı elde edilemez. Zahirdeki olaylar, onun mantığına uygun istikamette işlediği için, hakikatin zamirini öğrenmek mümkün olmayabilir. Daha da beteri, hakikati bilenler, onu kanıtlayacak belgeleri ellerinde bulundurma imkânından yoksun da kalabilir.

Gündelik yaşantımızda da olayların seyri ve bu olayların doğruluğunu teyit eden gerekçeler birbiriyle öylesine uzlaşmış biçimde cereyan edebilir ki, hakikatin farklı bir katmanda gizli olduğunu kanıtlamak imkânsız hal gelir.

YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Tepe üstü yürüyenler 02 Ağustos 2020 | 489 Okunma Ahmak pusulayı şaşırır, deli mekânını… 30 Temmuz 2020 | 219 Okunma Asım Gültekin: Dostluğun mücessem hâli 26 Temmuz 2020 | 213 Okunma Havai fişeğin iktisadi veçhesi 23 Temmuz 2020 | 64 Okunma İlkel zevkler: Havai fişek ya da gürültü koparmak 19 Temmuz 2020 | 152 Okunma
TÜM YAZILARI
Yorumlar