Karıncanın ölümü ya da hoyrat eller

Ne kadar dışımızda tutmaya kalkışsak, görmezden gelme havalarına girsek de, o, orada, olduğu yerde, önümüzde lök gibi duruyor. Onu görmezlikten geleni sarakaya alıyor.

Zerre kadar değer atfedilmeyen bir karınca suretinde ortaya çıkıyor bazen. Bazen de ancak bir karıncanın değeriyle eşleştirilen bir insanın hayatı olarak dikiliyor göz önüne.

O uzun uğraşlar sonunda eğitilmiş karıncanın başına geleni duymuşsundur: Adamın biri, hapis bulunduğu cezaevinin avlusunda bir karıncaya rastlar, karıncayı alır, bir kutunun içine yerleştirir. Onu orada beslemeye, bu arada da ona bazı marifetler öğretmeye başlar. Uzun yıllar bu işe kendini verdikten sonra, karıncayı, bir komutla havaya sıçratıyor, bir başka komutla amuda kaldırıyor; bir başka komutla iki ayağının üstünde yürütüyor ve buna benzer çeşit çeşit marifetler kazandırıyor ona.

YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Siyasetçinin otostopçusu 23 Şubat 2020 | 152 Okunma Gresham Yasası siyasette de geçerli mi? 20 Şubat 2020 | 215 Okunma Küpteki cevize tamah eden maymun 16 Şubat 2020 | 160 Okunma Münasebetsiz Mehmet Efendi 13 Şubat 2020 | 1.429 Okunma Soytarılık zor zanaat 09 Şubat 2020 | 127 Okunma
TÜM YAZILARI
Yorumlar