Coğrafi büyüklük ve tarihi birikim

Bir ülkenin fiziksel büyüklüğü onun coğrafyasına nispet edilerek ölçülür.Ama bir başına coğrafyanın büyüklüğü o ülkenin gerçek büyüklüğünün...

Bir ülkenin fiziksel büyüklüğü onun coğrafyasına nispet edilerek ölçülür.

Ama bir başına coğrafyanın büyüklüğü o ülkenin gerçek büyüklüğünün ölçüsü olarak kullanılmaz.

Coğrafya kadar o ülkenin yönetim yöntemi, adaleti, iktisadiyatı, diplomatik ilişkilerinin sıhhati ve belki hepsinden önemlisi ulusun kendi geçmiş verileri, başka bir söyleyişle onun tarihi birikiminin yeterliliği, özgüveninin tamlığı bu büyüklüğün belirleyici unsurları arasında yer alır. Bu saydıklarımız onun tarihsel birikimine delalet eder.

Coğrafyasının genişliğine rağmen “büyük” sayılmayan ülkeler yok mu? Elbette var. Bugün olduğu kadar dün de vardı böylesi ülkeler...

Osmanlı Devleti siyasal birikiminin en üst noktasındayken sınırları da en uç noktalara kadar genişlemişti. 1699’dan itibaren sınırlarda bir kazanım yaşamadı, bilakis her defasında kayıplar verdi. Nihai darbeyi de Birinci Dünya Savaşı'yla aldı. Lozan ise bu darbeye nihai ve resmi biçimini verdi.

Lozan süreciyle Türkiye yalnızca sınırlarda gerilemeye maruz bırakılmadı. O, aynı zamanda tarihsel birikiminden de koparılmak istendi. Dahası tarihsizleştirilmek istendi.

YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Rasim Özdenören 26 Nisan 2021 | 209 Okunma İnsan: Hakim mi hami mi? 22 Nisan 2021 | 164 Okunma İnsan: Yaratılanın en şereflisi 18 Nisan 2021 | 238 Okunma Nefs, irade, oruç ve insan 15 Nisan 2021 | 152 Okunma Camdan kapalı oda 11 Nisan 2021 | 207 Okunma
TÜM YAZILARI
Yorumlar