DİL TEFEKKÜRÜ

Dil; yani lisan, yani Türkçe, vatandır.Yaşanan şu sıcak gündemle lisanımız arasında derin bağlar vardır. Bu gerçeği kavramadan kucaklayıcı ve kalıcı çareler üretilemez.

Biz, esasında yirminci asrın ilk çeyreğinde yalnızca bir imparatorluğu kaybetmedik. İmparatorluğu kaybetmemizin hemen ardından ve o şaşkınlıkla zengin Türkçemizi de kaybettik. “O şaşkınlıkla” dedik. Evet; doğrudur. Tam da öyledir. Önce harf inkılabı, bir medeniyetin mahzene mahkûmiyeti; sonra dil inkılabı, sun’i bir lisan kurmaya teşebbüs. Türkçe neredeyse aradan bir asır geçmek üzereyken bile eski ihtişamını henüz yakalayamamıştır…
Mevzu, derindir ve söylenecek çok da şey vardır. Elimize kalem aldığımızdan bugüne dek de hayli şeyler söyledik. Bu defaysa üç usta isimden birkaç cümleyle de olsa nakiller yapıyoruz.
YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
28 Şubatları sistem doğurdu 28 Şubat 2020 | 38 Okunma Dün hocalı, dün srebrenitsa, bugün İdlib soykırımı!.. 27 Şubat 2020 | 1.851 Okunma Çok taraflı bir savaştayız! 26 Şubat 2020 | 189 Okunma Türkiye'nin Anneleri 25 Şubat 2020 | 28 Okunma Nazi terörü 21 Şubat 2020 | 45 Okunma
TÜM YAZILARI
Yorumlar