ALLAH, BU ACILARI BİR DAHA YAŞATMASIN

Ağız tadı ve gönül huzurunun bugüne nazaran çok daha fazla yaşandığı o sade fakat huzurlu günlerde imam efendiler, ister camide olsun isterse misafirliklerde namazdan sonra cemaatle birlikte el açıp duaya başladıklarında diğer arzlarının yanı sıra “Ya Rabbi, milletimizi, ümmetimizi ve dünyayı âfât-ı araziyeden ve semâviyeden muhafaza eyle” diye de niyaz ederlerdi.

“Âfat-ı araziye”, yerküreden, “âfat-ı semaviye” gökyüzünden gelecek âfetler demek. Deprem, kasırga, toprak, kayması, sel basması, kazalar, yıldırım düşmesi… ve benzeri felaketlerdir. Bu dualar, hayatın tabiî seyri içinde ve ortada bu felaketlere dair hiçbir şey yokken sıkça dile gelir, kalbden ve samimiyetle hayrı ve şerri yaratan Allah-ü teâlâya yalvarılırdı. Şüphesiz ki önleyici mânevi tedbirlerdir. Bunlar ve benzeri dualar, belki tamamen kaybolmadı ama varlığı çok da hissedilmemekte. Hâlbuki “Allah’ım, yerden ve gökten gelecek her türlü kötülük ve âfetten sana sığınıyoruz” demek her zaman mümkündür.
YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Dün hocalı, dün srebrenitsa, bugün İdlib soykırımı!.. 27 Şubat 2020 | 1.850 Okunma Çok taraflı bir savaştayız! 26 Şubat 2020 | 180 Okunma Türkiye'nin Anneleri 25 Şubat 2020 | 27 Okunma Nazi terörü 21 Şubat 2020 | 43 Okunma Adalet 20 Şubat 2020 | 123 Okunma
TÜM YAZILARI
Yorumlar