Aldık!

“ES” değil; “SE 400” füzelerini Rusya Federasyonu’ndan satın aldık. Füzeler, gelmeye başladı. Dün itibarıyla 12 uçak dolusu malzeme gelmişti. Sevkiyat devam etmekte.

Bu alışveriş, parayı verip malı satın alma basitliğinde olmadı.
Paramızla satın aldığımız hâlde satış gerçekleşmesin diye gizli ve açık tehdidin her çeşidi yapıldı. İhtiyacı olan her devlet mesela İsrail, kendi “demir kafesini kurarken” Türkiye’nin “Kendi Gök Kubbemiz”i inşa etme faaliyetine karşı tavır konuyordu.
Tavrı koyan stratejik ortağımız ABD idi. Bazı AB ülkeleri de o şaşkınlığı takip ediyordu. Son bir yıl Beyaz Saray, Amerikan Savunma Bakanlığı ve Amerikan hariciyesinin mevzua dair tehditleriyle dolu. O kadar ki bu tehdidi Türkiye’yi düşman ülke addetme had bilmezliğine kadar götürdüler.
Washington ve ilgili Amerikan kurumları, zerrece haklı değildir. Namuslu tarihçiler de bunu böylece yazacaklardır. Türkiye’nin dünyanın yeni teknolojilerine karşılık hava sahalarını tahkim etme, sağlama alma, hava savunma sistemini güçlendirmeye ihtiyacı vardı. Önce İspanya ve İtalya gibi devletler Malatya’daki Erhaç’a müdafaamızı yapacağı söylenen füzeleri getirip yerleştirdiler. Ne var ki bir süre sonra da söküp götürdüler. Elin umurunda mı Türkiye’nin müdafaası?
YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
UNUTTUĞUMUZ MORA TÜRKLERİ 24 Ocak 2020 | 258 Okunma MECELLE’NİN İLK 100 MADDESİ 23 Ocak 2020 | 289 Okunma BERLİN KONFERANSI 21 Ocak 2020 | 119 Okunma BARIŞIN ANAHTARI TÜRKİYE’DİR!.. 20 Ocak 2020 | 1.898 Okunma DİL TEFEKKÜRÜ 17 Ocak 2020 | 48 Okunma
TÜM YAZILARI
Yorumlar