ÇOK OKUNAN YAZARLAR

KUDÜS, FİLİSTİN… BİZE EMANET!..

Batılı liderlerin 15 Temmuz gecesinde ettikleri o lafı hiç unutmayacağız .

Rahim Er
Rahim Er Türkiye Gazetesi
17 Mayıs 2018 | 31
Batılı liderlerin 15 Temmuz gecesinde ettikleri o lafı hiç unutmayacağız.
Milletin üstüne gökten ateş yağarken onlar, şöyle diyorlardı:
 -Tarafları itidale çağırıyoruz!
Bir tarafta ihanete uğramış bir devlet, diğer tarafta o devletin seçimle işbaşına gelmiş kadrolarını devirip iktidarı gasbetmeye çalışan teröristler varken Batılı devlet adamları, taraflara itidal çağrısı yapıyorlardı.
İsrail, 14 Mayıs 2018 günü Filistin’de sivilleri, 8 aylık Leyla bebeği katlederken Batılılar, ezberlerini tekrar ederek yine ‘’tarafları itidale çağırıyoruz’’ dediler. Sanki ortada eşit kuvvetler varmış da bunu diyorlardı.
Dünya, bir büyük katliamın önünde susmuştur. Kerhen konuşanlar da boş laf etmekteler. Bir parça cesareti olanlarsa bilgiç bir edayla ‘’İsrail, orantısız güç kullanmamalı’’ diyerek sözüm ona adil davranıyorlar. Bunun bir benzerini Suriye’de de görmüştük. Beşar Esad, bebek, çocuk ve sivilleri katlederken bu aklı evveller, işi gücü bırakmış konvansiyonel silahla mı öldürdü, kimyevi silah mı kullandı? Diye güya fikir geliştiriyorlardı.
Filistin’de Amerikan destekli İsrail zulmü, göklere yükselirken ne batıdan, ne doğudan ve ne de kılını kıpırdatmayan İslâm âleminden gür bir ses çıkıyor. İsrail’i kınayan, üstüne giden, mert bir ses, hiçbir yerinden gelmiyor. Bunu yapmaya çalışanlar da kenarda kalmış zayıf devletler. Petrol zenginlerinde, sanayi devletlerinden çıt yok. Afrin harekâtını durdurmamız için haddini aşan bir karar alan Avrupa Konseyi ve diğer bildik kurumlar sanki kör ve sağır.
Doğru; haçlı dünyasından bir şey beklemek boşuna ümittir.
Peki; İslam âlemi denen 57 devlete ne oldu?
Şu yapılanlar, kanlarına hiç mi dokunmuyor, yürekleri hiç mi yanmıyor, vicdanları hiç mi sızlamıyor? Yoksa Suudların Amerikan tezgâhından geçmiş veliahdı gibi Filistin’i sırtta kambur görenler mi baskın?
Bu asırlık destani mücadeleyi en şerefli şekliyle ve en üst seviyede tek başına veren Türkiye’dir. Türkiye devleti, hükûmeti ve milletiyle İsrail terörüne karşı mazlum ve mağdurların haklarını aslanlar gibi müdafaa ediyor. Dönem başkanı Türkiye, İİT’yi cuma günü öğleden evvel İstanbul’da olağanüstü toplayacak. Buna dair şunu tavsiye ederiz. Şayet gelmeyen veya layıkıyla temsil edilmeyen çıkarsa onlar, İsrail’in dostu olarak ilan edilmelidir. Diğer teklifimiz de şudur. Aynı hey’et, öğleden sonra da Yenikapı’da yapılacak İsrail’i lanetleme mitingine götürülmeli. Bir haksızlığa karşı nasıl yiğitçe durulduğu, nasıl haykırıldığını görsünler.
-Dünya sussa da biz susmayacağız!
Dünya sussa bile biz susamayız, buna hak ve yetkimiz yoktur…
Ceddimizin o asaletini unutmamız mümkün mü?
Abdülhamid Hân, tahtını verdi fakat bir karış Filistin toprağını vermedi. Orası benim değil, milletimin mülküdür. Ecdadımın kanı pahasına aldığını parayla satamam dedi!!!
Biz de vermeyeceğiz!!!..
Kudüs ve Filistin toprakları, Şanlı Peygamberin -aleyhisselamın- Salahaddin-i Eyyubi’nin, Yavuz Sultan Selim Han’ın, Cezzar Ahmed Paşa’nın, Abdülhamid Hân’ın, I. Dünya Harbi’nde bu topraklar uğruna şehid düşmüş on binlerce yiğit Mehmetçiğin mirasıdır.
Zalimler, bu toprakların kimsesiz sahiplerine 1917’den, 1948’den, 1967’den beri artan bir şiddetle zulmetmekteler. Ancak biz, zulmün payidar olamayacağına iman ederiz! Bıçak kemiğe dayanmıştır. Allahü teâlâ, zalimin hasmıdır. Allah’ın yer yüzündeki aslanı Mehmetçik, dün olduğu gibi bugün de o toprakların sahipleriyle beraberdir.
Hesapların döndüğü gündeyiz.
Devamını Oku
Diğer Yazıları
DAHA FAZLA SONUÇ GÖSTER