Türkiye'nin beklediği reform...

Bugün gerçekten bir reform isteniyorsa, günlük/yüzeysel çabaları bir tarafa bırakıp yönetim sistemini ve felsefesini öz bağlamına oturtacak bir alt sistemler değişikliği masaya yatırılmalıdır. Ekonomide, eğitimde, hukuk ve adalet alanında…

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Ekonomide ve hukukta yeni bir reform dönemi başlatıyoruz.” sözlerinin ardından “reform” sözü de yeniden gündeme girdi. Adalet Bakanı Gül’ün “Bırakın adalet yerini bulsun isterse kıyamet kopsun!” sözlerini de eklemek lazım.

Hal böyle olunca reform ihtiyacını doğuran sebeplerle neyin, nasıl reforme edileceği hususu birbirine karışır hale geldi!

Niyesini sorunca merhum Durmuş Hocaoğlu’nun şu sözlerini hatırladım: “Türkiye'nin en temel problemi, felsefesizlik krizidir. Nitekim, ülkemizdeki tartışma ortamının, büyük bir ekseriyetle, en temel özelliğinin, çok kalın çizgilerle felsefî derinlikten yoksunluk, sığlık olduğunu ileri sürebiliriz.”

Oysa Türkiye’nin karşı karşıya olduğu problemler ya da önünde duran potansiyel imkanlar, kendi tarihsel reform anlayışını önceleyen kapsamlı bir yaklaşımı kaçınılmaz kılıyor. 

YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Şehitlerimiz, Karabağ zaferi ve Atatürk 04 Aralık 2020 | 67 Okunma Bu karar gerçek bir liderlik örneğiydi… 01 Aralık 2020 | 561 Okunma Ruslar düğmeye bastı ve Paşinyan için geri sayım başladı… 30 Kasım 2020 | 1.105 Okunma Özbekistan'dan Suriye'nin kuzeyine yapılan ziyaret ve arka planı… 29 Kasım 2020 | 926 Okunma Türkiye'nin eşbaşkanlığı için resmi başvuru ne zaman? 27 Kasım 2020 | 343 Okunma
TÜM YAZILARI
Yorumlar