2020

80’lerin başında yayınlanan ‘‘Uzay 1999’’ diye bir bilim kurgu dizisi vardı. Giydikleri parlak renkli elbiseleri, yanıp sönen ışıkları, bayıltmaya ayarlanabilen silahı, kendinden açılır...

80’lerin başında yayınlanan ‘‘Uzay 1999’’ diye bir bilim kurgu dizisi vardı. Giydikleri parlak renkli elbiseleri, yanıp sönen ışıkları, bayıltmaya ayarlanabilen silahı, kendinden açılır kapanır kapıları hatırlıyorum, çok hoşuma giderdi.

Dizideki en sevdiğim karakter ‘Maya’ adında başka gezegenden gelmiş bir uzaylıydı. Nokta nokta kaşları vardı ve gözünde canlandırıp istediği her şeyin şekline girebiliyordu. Maya gibi olmayı hayal ederdim hep, istediğim canlının şekline girebilmeyi… Aynanın karşısına geçip gözbebeğime bakardım, başka bir kılığa girmeyi becerebilecek miyim diye…

O zamanlar 2000 yılı o kadar uzaktaydı ki insanlar ‘‘Acaba gerçekten uzayda seyahat edebilecek miyiz?’’ diye düşünürdü. 2000 yılında kaç yaşında olacağımızı hesaplardık.

1999 yılını hatırlıyorum hiç de öyle hayal ettiğimiz gibi değildi. 2000 coşkuyla kutlandı. Tek hatırladığım çocuklarının doğum yılı 2000 olsun diye hamile kalmaya çalışan arkadaşlarım.

Yıllar nasıl geçti anlamadan 2020 oldu. Teknoloji hayallerimizin ötesinde gelişti ama uzaya seyahat henüz hayatımızın bir parçası değil.

Gelişen teknolojiyle dünya da değişti, insanlar da yaşam da…

YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Adalet sosyal medyada mı? 06 Temmuz 2021 | 69 Okunma Kırmızı Ülke 05 Mayıs 2021 | 149 Okunma Selfie mi, özçekim mi? 12 Nisan 2021 | 243 Okunma 'Namus' değil, 'Cinayet!' 08 Mart 2021 | 243 Okunma Ne renk yalan seversiniz? 02 Mart 2021 | 278 Okunma
TÜM YAZILARI
Yorumlar