Tiyatro mu?

15 Temmuz’un üçüncü sene-i devriyesini geride bıraktık. O gece sokakta olanlar, tanıdıklarından, arkadaşlarından yahut akrabalarından birinin ölüm ya da yaralanma haberini alanlar için, o Temmuz günü, en...

15 Temmuz’un üçüncü sene-i devriyesini geride bıraktık. O gece sokakta olanlar, tanıdıklarından, arkadaşlarından yahut akrabalarından birinin ölüm ya da yaralanma haberini alanlar için, o Temmuz günü, en uzun gece ve en uzun gündüzdü. Dolayısıyla, sabaha kadar sokakta yel değirmenleriyle savaşır gibi, tanklarla, askeri araçlarla, otomatik silahlardan yağan mermilerle mücadele eden vatandaşlar için çok anlamlı bir hatırlamanın adı 15 Temmuz. O geceden sonra, haftalarca sebepsiz yere taşan gözyaşlarına, sevinçten de üzgünlükten de olmayan duygusal savrulmalara engel olamayanlar için kıymetli/dehşetli/kederli bir yıldönümü bu.

O geceyi iliklerine dek yaşayanlar, o tuhaf duygular med-cezirinin izlerini içinde hala taşıyanlar genellikle susmayı tercih ediyor. Ya dilinde mecal bulamadığı için o geceye dair konuşamadığından, yahut susarak hatırlamayı tercih ettiğinden…

Fakat bazıları var ki, çoğunluğu darbe gecesi sokağa ya hiç çıkmamış ya da bankamatiğe-markete giderek stok yapmak için çıkmışlardan oluşan bir kesim var ki, ağızlarını her açtığında “tiyatro” diyor, “böyle darbe mi olur?” diye konuşuyor, “inanmıyorum” diye lafa giriyor. Üç yıldır darbeye darbe diyemeyenler, peşpeşe bahane sıralıyor:

“Köprü trafiğe tek yönlü kapatılmış, böyle darbe mi olur?”, “TRT’yi zaptedip, TÜRKSAT’ı ve diğer özel kanalları zaptetmeyen darbeci mi olur?”, “Harp Okulu öğrencilerine neden ceza verildi, onlar sadece öğrenci, erler de emir kulu!”, “Devlet darbeden neden haberdar olmadı, olduysa neden durdurmadı?”, “FETÖ ile AKP yıllarca beraber hareket etti, Ergenekon ve benzeri davalardan AKP’nin haberinin olmaması mümkün değil, 15 Temmuz’un da danışıklı dövüş olmadığını nereden bilelim?”.

Hepimiz pekala biliyoruz ki, 15 Temmuz’un darbe olduğuna ikna olmak istemeyenleri inandırmaya hiçbir argüman yetmeyecektir. Nitekim ülkemizde çeşitli kılıflar altında darbeleri yıllarca destekleyen bir kesim var. Bir Başbakan ve iki bakanın asıldığı 27 Mayıs’ın hiç utanmadan “devrim” diye anıldığı bir ülkede yaşıyoruz sonuçta. Ama artık seçilmiş hükümeti zor yoluyla iktidardan indirmeyi açıktan desteklemek ayıp sayılıyor. Dolayısıyla, darbesever bazı insanların işine geliyor 15 Temmuz’a “tiyatro” demek. İtibarını kaybetmeden darbe desteklemiş oluyor ki, bu devirde büyük lüks...

Oysa bu ifade ilk kez, 15 Temmuz darbesinin başarısızlığa uğradığı anlaşıldıktan sonra FETÖcüler tarafından kullanıldı. Darbe günü yeşil cübbe giyerek subliminal mesajlar veren FETÖ ile “yatakta basıp şafakta asacaklar”, “Temmuz ortasında Türkiye’deyim” ve benzeri tweetler atan kaçak FETÖ üyeleri kullandı “tiyatro” lafını ilk kez.

YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Yanan ormanlarımız 23 Ağustos 2019 | 67 Okunma Gençlerin göçü 16 Ağustos 2019 | 304 Okunma Kurban kesmeyi mi yasaklayalım? 14 Ağustos 2019 | 252 Okunma Kazdağları meselesi 09 Ağustos 2019 | 2.622 Okunma Onları geri mi göndereceğiz? 07 Ağustos 2019 | 120 Okunma
TÜM YAZILARI
Yorumlar