Atatürk

Geçtiğimiz haftasonundan bu yana Atatürk tartışılıyor yine. Mesele ise şu; Edirne’de 10 Kasım sabahı, Atatürk’ü anma töreninde saygı duruşunda bulunanlara “Atatürk ilah değildir”...

Geçtiğimiz haftasonundan bu yana Atatürk tartışılıyor yine. Mesele ise şu; Edirne’de 10 Kasım sabahı, Atatürk’ü anma töreninde saygı duruşunda bulunanlara “Atatürk ilah değildir” dediği söylenen Emine Şahin isimli fizyoterapi öğrencisinin tutuklanması. Bunun ardından hem tartışmalar, hem de sosyal medyada bir video yayılmaya başladı. Videoda, bazı gençlerin Erol Evgin’in o klasik şarkısını, “Mustafa Kemal Paşam ne istersen iste benden, İstersen ayıralım dinle devlet işlerini, İstersen asalım bütün hoca mücahitleri, İstersen kapatalım bütün imam hatipleri” şeklinde uyarlayarak söyledikleri görülüyordu.

Görünen o ki, etki tepkiyi doğurmuş; öte yandan Emine Şahin’in “Atatürk’ün hatırasına alenen hakaret”ten tutuklanmasına rağmen, videodaki “istersen asalım hacı hocaları, kapatalım imam hatipleri” diyen kişilerin “halkı kin ve düşmanlığa tahrik”ten filan tutuklanmaması, en azından gözaltına alınmaması ise bir çifte standart.

Konuya dönersek, Emine Şahin “Atatürk ilah değildir” de demiş olsa; kıyama ancak ilah önünde durulur, Atatürk de bir ilah değildir bağlamında “bu bir kıyamdır” da demiş olsa sonuç değişmiyor; bu amaçla yapmış olmasa da eylemi bir provokasyona çoktan dönüşmüş durumda; bugün ajanslardan geçen bir habere göre, Tekirdağ Çorlu’da bir çarşaflı kadın, bir baltayla Atatürk heykeline saldırmış ama yakalanamamış mesela.

Hem bütün bunlar bir yana, doğru olduğuna gönülden inandıkları bir eylemi yapan bir grup insanı, sırf sen yanlış olduğunu düşünüyorsun diye “yaptığınız yanlış” diye protesto etmenin bir anlamı var mı? Bunun sana ve onlara ne katabileceğini, ne faydası olabileceğini hiç düşündün mü mesela? Emine Şahin düşünmemiş.

Atatürk imparatorluktan sonra bu ülkeyi kuran lider, Kurtuluş Savaşı’nın başkomutanı. Atatürk, bir devlet biçiminden sıfırdan bir başka devlet biçimine geçilirken; reddi miras edilen dini kutsalların yerine ikame edilmiş seküler kutsallar arasında bulunan bir mit. Hatta o mitlerin en başta geleni. Dolayısıyla milyonlarca insanın gözünde ilah değilse bile; bu kitle Atatürk’ün de, Atatürk sevgilerinin de bırakın eleştirilmeyi, söz konusu bile edilmesine tahammül edemez durumda...

İşin şöyle bir yanı da var ki; aynı kitle 16 yıldır Cumhuriyet’in üzerine kurulduğu temellerin kökünden sarsıldığı, değerlerin ise peyderper kaybedildiği düşüncesinde. Ve tek ortak paydaları olduğunu düşündükleri Atatürk sevgisiyle, bu yenilgi duygusuyla başa çıkabiliyorlar. Aslında ortada elbette bir zafer kazanma-yenilme durumu yok, Cumhuriyet değerleri de ilk günkü gibi sapasağlam duruyor. Kimsenin Cumhuriyeti yıkmak, yok etmek ya da içini boşaltmak gibi bir derdi yok, muhafazakar-dindarlar da Cumhuriyet değerlerini –öyle değilmiş gibi gözükmesine rağmen- çoktan içselleştirmiş durumda.

YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Yıldırım: Gerçekleştiremeyeceğim vaatlerde bulunup insanları hayal kırıklığına uğratmam 22 Şubat 2019 | 4.453 Okunma Netflix ve konvasiyonel medya: Galibi belli bir savaş daha 20 Şubat 2019 | 3.676 Okunma Tanzim meselesi 15 Şubat 2019 | 189 Okunma Apple; böyle buyurdu küresel piyasa 13 Şubat 2019 | 87 Okunma İstanbul’a neler oldu? 08 Şubat 2019 | 3.713 Okunma
TÜM YAZILARI