Hadi canım sen de

Yeni İstanbul Büyükşehir Belediyesi, eski AKP belediyesinin bazı dinbaz vakıflarla taptığı 357 milyon liralık avanta protokolünü iptal etti; ardından yaptırıldıktan sonra TÜRGEV Vakfı’nın...

Yeni İstanbul Büyükşehir Belediyesi, eski AKP belediyesinin bazı dinbaz vakıflarla taptığı 357 milyon liralık avanta protokolünü iptal etti; ardından yaptırıldıktan sonra TÜRGEV Vakfı’nın kullanımına tahsis edilen 5 öğrenci yurdunu geri aldı. Anlaşıldığına göre İBB, bu türden yolsuzlukları sonlandırmayı düşünüyor. Ne var ki İBB’nin, yağmaya son verme girişimlerini, “ideoloji” kapsamında değerlendirenler var. Bu yazıda, bunlardan birinin üç maddelik iddiasını değerlendireceğiz:

***

MADDE BİR: 25 sene önce İstanbul Belediyesi, dini vakıfları, dernekleri kapısından bile geçirmezdi. Zırnık koklatılmazdı bu yapılara... 25 senedir ise dini vakıfların, derneklerin büyük çoğu, sırtlarını İstanbul Belediyesi’ne dayamış durumdalar. Ekrem İmamoğlu, “Bundan sonra size kaynak yok” diyerek... Buna bir son vermiş oldu. Artık bu vakıflar, belediye kaynaklarına değil, halkın desteğine yaslanmak zorunda!
MADDE İKİ: 25 sene önce İstanbul Belediyesi, kendi ideolojik yaklaşımlarına uygun olarak laik cemaatleri, seküler vakıfları, dinsel yönü bulunmayan dernekleri beslerdi. Tabii o zaman kimsenin aklına “Sen ne hakla benim vergilerimle oluşan kaynakları, bana sormadan bu vakıflara, bu derneklere veriyorsun” diye sormak gelmezdi. Normalmiş gibi karşılanırdı bu durum. Bugünkü tartışmalarda bunu da unutmamak gerekir!
MADDE ÜÇ: Ekrem İmamoğlu’nun aldığı kararı sonuna kadar destekliyorum. Ama bir şartla! Dini vakıflardan, derneklerden kestiği kaynakları, laik ve seküler vakıflara ve derneklere aktarmaya kalkmayacak. Eğer aktarmaya kalkarsa... Attığı adım ilkesel bir adım olmaktan çıkar. Sadece musluğun yönünü değiştirmiş olur. Bu da her gelenin kendi adamlarını beslediği sistemin devam etmesi anlamına gelir ki hafazanallah!

***

Yıllar önce, Hürriyet gazetesinde yazarken, bir kokteyl sırasında, gazetenin din yazarı Nihat Hatipoğlu, laik kesim ile İslamcı kesimi aynı kefeye koyup “İkisi de sekter davranıyor” diyerek özel sohbetimize müdahale edince, “Saçmalamayın, biri Cumhuriyeti savunuyor, öteki Cumhuriyetin kuyusunu kazıyor” diyerek bu “Prof. Dr.”yi terslemiştim.
Bu yazıcısı da aynı ağızla konuşuyor. Yanıtlayalım:

***

YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Lorand Gaspar 07 Temmuz 2020 | 91 Okunma Dam hırsızı 05 Temmuz 2020 | 136 Okunma TBMM ve Yassıada Mahkemesi 03 Temmuz 2020 | 127 Okunma Şeyhülislam çalımlı Diyanet İşleri Başkanı 30 Haziran 2020 | 285 Okunma Kendisini koruyamayan Cumhuriyet 28 Haziran 2020 | 108 Okunma
TÜM YAZILARI
Yorumlar