ÇOK OKUNAN YAZARLAR

Ne zaman EPA ne zaman DHA?

Omega-3 destekleri en çok kullanılan takviyelerden biri .

Osman Müftüoğlu
Osman Müftüoğlu Hürriyet Gazetesi
21 Temmuz 2018 | 439

Omega-3 destekleri en çok kullanılan takviyelerden biri. Ama bu pahalı ürünleri kullanırken dikkat etmeniz gereken bazı basit ama mühim ayrıntılar var.

Ayrıntılardan ilki şu: Eğer amacınız kalbinizi korumak (damarları daha sağlıklı tutmak, kanı inceltmek, ritim bozukluğunu engellemek, trigliserit seviyelerini azaltmak) ve damarlarınıza destek olmak ise o zaman içeriğinde EPA miktarı fazla olan bir Omega-3 desteği seçmeniz lazım.
Omega-3 desteğinden beklentiniz beyninize destek olup belleğinizi güçlendirmek, dikkat ve konsantrasyonunuzu artırmak ya da retinanıza yardımcı olup görmenize güç vermek ise DHA içeriği yüksek bir Omega-3 desteğinden faydalanmalısınız.
Özellikle çocuklar ve hamileler için hazırlanan Omega-3 desteklerinde bol miktarda DHA bulunması gerekiyor. Hamilelikte kazanılan DHA, anneyi doğum sonrası depresyonundan koruyor, bebeğin gelişimini destekliyor.
Yaşlılara önerilen Omega-3 desteklerinin de DHA’dan zengin olması daha iyidir. Zira DHA belleği de olumlu yönde etkiler.

DHA en çok nelerde var?

◊ Balıklar: Yağlı, soğuk sularda gelişip büyüyen balıklarda daha çok Omega-3 dolayısıyla daha fazla DHA var: Ton balığı (konservesi dahil), yabani somon, soğuk sularda yetişen alabalıklar, lüfer, istavrit böyle balıklar. Balıktan faydalanılmayan dönemlerde ise balık yağı içmek ya da “balık yağı omegası” veya saf DHA destekleri kullanmak iyi bir alternatif olabilir.
◊ Havyar: Bilinen en güçlü Omega-3 kaynaklarından biri de havyar yani balık yumurtasıdır. 100 gram havyarda neredeyse 10 gram Omega-3 var. Ne ki havyar çok pahalı bir besin. Yeni üretim teknolojileri ile elde edilen doğal “Havyar yağı omegası” içeren Omega-3 kapsülleri ise iyi bir çözüm. Havyar yağı omegasının krill yağı omegaları gibi kolin ve fosfolipitten de zengin bir yapısı olduğu biliniyor. Kolin ve fosfolipitlerden zengin yapı ise beyni daha da güçlendiriyor.
◊ Krill canlısı: Krill bir deniz hayvanı. Soğuk kuzey denizlerinde çok derin sularda yaşayan ve bedeni neredeyse tıka basa Omega-3 kaynayan çok özel bir canlı. Yiyecek olarak pek popüler değil ama yağından elde edilen Omega-3 destekleri son yıllarda pek revaçta.
◊ Cod liver oil: Bu balığın karaciğerinden elde edilen yağda da bol DHA var.
1 yemek kaşığı cod balığı karaciğeri yağı yaklaşık
1 gram DHA ihtiva ediyor. Ama bu da balık yağı gibi bulantı, geğirme, reflü ve ağızda balık kokusu yaptığı için pek sevilmiyor.

Kaliteli bir hayat için 10 hatırlatma

1- Sorunlu ilişkilerinizi detokslayın: Size zor gelip yük olmaya başlayan, keyfinizi kaçırıp gerginlik yükleyen, olumsuz duygularınızı artıran, kötümser, kaygılı, endişeli, öfkeli, problemli, kıskanç insanlardan uzak durun. Bu kişilerle ilişkinizi kesmekte de geç kalmayın.
2- Maneviyatınızı güçlendirin: Uzun ömürlülerin hepsinin ortak özelliklerinden biri de güçlü maneviyatları, sağlam ve sarsılmaz inançları. Sağlıklı ve uzun bir ömür sürenlerin çoğu inanç dünyaları zengin, manevi güçleri sağlam kişiler.
3- Eğlence ve dinlenceden kopmayın: Müziğin bırakın sağlığı korumayı, tedavi edici gücü bile var. Öyle olduğu için de binlerce yıl önce bile “müzikle tedavi” geleneksel tıbbın ayrılmaz bir parçası olmuş. Dinlenmek, tatil yapmayı bilmek de mühim bir sağlık ve uzun ömür desteği.
4- Birazcık frene basın: Ruh sağlığınız söz konusu olduğunda yavaşlamanız önemli bir nokta. Bedeniniz içinse tam tersi, bedeniniz siz hızlandıkça keyiflenir. Yaşlı ve olgun ruhlar siz yavaşladıkça dinginleşip huzur bulur. Bedeninizi ruhunuzdan koparmamak ve hayatı ıskalamamak istiyorsanız biraz yavaşlayın. Bir koltukta üç değil, bir karpuz taşıyın.
5- Sağlık kontrollerinizi ihmal etmeyin: Sağlığın en değerli varlık olduğu kesin. O değerin korunma ve güçlendirilmesi ise son derece önemli. Bunun yolu da öncelikle oluşabilecek aksaklıkları vaktinde yakalayıp tedavi etmekten ve muhtemel sorunları önceden tahmin edip önlemekten geçiyor.
6- Güneşten istifade edin: Yaşamsal bir madde olan
D vitamini üretimini garantiye almanın tek yolu güneşten akıllıca istifade etmek. Aşırı güneş ışığının ise güneş çarpmasından cilt kanserine birçok zararı olduğunu unutmayın.
7- İnsülin direncinden korunun: Yeni bin yılın ölümcül hastalıkları veba, çiçek, sıtma değil. Yeni tehdit; insülin direnci ve onun yol açtığı hastalıklar. Yani şeker hastalığı, damar sertliği, hipertansiyon ve felçler. Bunların birinci nedeni de insülin direnci meselesi. Beslenmenizden şeker ve unu, hayatınızdan hareketsizlik ve tembelliği çıkarırsanız sorunun yarısını çözdüğünüz kesindir.
8- Diş ve diş eti bakımını ciddiye alın: Diş eti hastalıkları, çürük dişler ömrü kısaltan hastalıklarla (kalp hastalığı, şeker hastalığı, damar sertliği) birebir bağlantılı.
9- Kilonuzla birlikte bel çevrenizi izleyin: Ömrü kısaltan ve hasta eden yağlar bacak ve kalçalarda değil, karın içinde, organların çevresinde biriken yağlar. Tartınızı değil bel çevrenizi dikkatle izleyin. Kadınsanız 88-90, erkekseniz 98-100 cm’den fazlasına izin vermeyin.
10- Genetik mirasınızda neler var öğrenin: Ailenizde hangi genetik hastalıkların daha sık görüldüğünü bilirseniz yaşam tarzınızı ona göre düzenler, genetik olumsuzlukların etkilerini azaltma şansı yakalarsınız.

İştah azaltan 5 besin

Devamını Oku
Diğer Yazıları
DAHA FAZLA SONUÇ GÖSTER