Orhan Bursalı
Orhan Bursalı Cumhuriyet

Zengin bir patronu anlama çabası

07 Aralık 2017 | 180

Epeydir kafamın içinde dolaşıp duruyor, yazıya dökeceğim ama duruyorum.
En sonunda bir fırsat yakaladım yazmak için; geçen akşam, ülkesini seven, yaratıcı- başarılı, dünya devlerine kafa tutan, katma değeri yüksek ürünlerin ihracatını yapan bir dosta sordum... Bana bunu bir anlatır mısın?!

*** Ama önce şu durumu açıklayayım...
Diyelim ki bir zengin, 100 milyon dolar parası var, üstelik para kazanmaya devam ediyor, parasını bir cennet adasında kurduğu şirkete ve onun aracılığıyla da riskli ve yüksek gelirli yatırımlara sevk ediyor. Man, Malta vb. gibi bir cennet adasında, eğer gelir elde ederse vergi vermeyecek, üstelik şirketi için kurumlar vergisi gibi vergilerden de en az para ödeyerek kurtulacak.
Diyelim ki bu yolla 100 milyonunu bir yılda 130 milyon yapacak (nerede o bolluk bilemem).
Bunu Türkiye’den yapsa, yine diyelim ki 10 milyonu vergiye gidecek, yıllık kazancı 120 milyon dolarda kalacak... Malı garantiye almak
Şüphesiz başka avantajları da var: En azından 100 milyon dolarını, garantiye alıyorsun. Ülke kargaşasından kurtuluyorsun. Ne olur ne olmaz! Kendi kazandığı, vergisini verdiği para değil mi? Ayrıca başına bir iş gelir, mahkeme falan çok sık gördüğümüz gibi mala mülke el koyar; mesela ülke ekonomik çukura düşer, hoooop ek vergiler... Veya Başkan paraları dışarıya aktaramazsınız, der.
100 milyon dolar erir.
Bunun yerine patronların büyük çoğunluğunun, hadi önemli bir kısmı cennet adalarında şirket kurmuyor diyelim, ama sağlam dış bankalarda (İsviçre gibi mesela) parasını tutar. Emlak yatırımı yapar, Londra’da İsviçre’de... Sorumuza gelelim...

Devamını Oku