Orhan Bursalı
Orhan Bursalı Cumhuriyet

Bir ‘savunma şöleni’, ‘milli duruş’ ve sopa ile hizalama

14 Eylül 2017 | 91

Silivri önceki gün olağanüstü mükemmel bir savunma şölenine sahne oldu. Avukatlar dahil, herkesi yürekten kutlarım. Davayı açan ve yürüten tarafın, nasıl yürekten, vicdanen, adaleten ezilip adeta yok olduğunu anlamak zor değil. Bu şölen tahliye getirmese bile, arkadaşlarımızı dışarı çıkmış kadar hafifletmiştir. Mahkeme - dava sürüyormuş gibi, aslında çoktan bitmiştir. 
Bu dava, pek çokları gibi, ülkede yargılamanın tamamen bir “yargı varmışgösterisi” olduğunun kanıtıdır, milletin vicdanında. “Yargı olmadık kadar bağımsızdır” diyen siyasilerin ve atadıkları yüksek mensupları arasındaki tam bir “siyasal güdümün” deşifrasyonunu yaşıyoruz. 
Savcı Bey’in, “kanıtları değiştirebilirler, tutuklu kalmalılar” ezberinin içi kof ve boştur. Bir yasa adamı “toplanmamış hangi kanıt var, hangi delili değiştirebilirler” sorusuna yanıt vermeli ve iddiasını gerekçelendirmelidir. 
Ama adalet ruhu eksik davada ne böyle bir kanun adamlığı aranır, ne de mahkeme “gerekçen nedir” diye sorar.

Sopa ile hizalama 
Sopa ve tehdit ile bu milleti “hizaya” getiremezsiniz... Sadece öfkeyi büyütürsünüz.. 
İktidarın dış politikada düştüğü açmaz ve özellikle ABD’den gelen siyasi “piskokular” karşısında (bunu pazar günü yazacağım) Saray cephesi sürekli “milliduruş” ve “destek” talep ediyor; tüm muhalefeti de bu açıdan eleştiriyor. Özellikle Zafer Çağlayan’ın ABD’deki davalara yazılması ile bu söylemleri öne çıktı! Bir ünlü gazeteci de benzer biçimde AKP’ye toz kondurmazken CHP’yi suçluyor. 

Devamını Oku