Kanal İstanbul'dan önce Yaya İstanbul'u tartışsak

Dünyanın yürümeye el elverişsiz şehrini geçtiğimiz aylarda ziyaret ettiğimde kendi kendime günde en az 12 bin adım hedefi koydum, bunun ne kadar zor olacağını bile bile yola çıktım.

Mevsim normallerinin üzerindeki hava sıcaklığı lehime, spor salonundaki tırmanma blokları yüksekliğindeki kaldırımlar ise aleyhime işledi. Yürürken kaldırımlardan o kadar çok inip çıkmışım ki günün sonunda verileri döken telefonum koca bir binaya tırmandığımı zannetmiş. Ama öyle ya da böyle kaldığım süre boyunca 12 bin adımı haydi haydi geçtim; metro kullandığımda bile tünellerin uzunluğundan adım sayıldı.Bu 12 bin adım işi hemen her şeyin rekabete dönüştüğü günümüz dünyasında tıpkı puan kazanmak, mil toplamak gibi bir yarış. 

YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
En erken ölüm 28 Ocak 2020 | 1.851 Okunma Her pisliğin altından WhatsApp ve Facebook çıkmak zorunda mı 25 Ocak 2020 | 2.997 Okunma Trump'ın kaderini belirleyecek birkaç kişi 24 Ocak 2020 | 2.805 Okunma Süt içerek Trump'ı aklayacaklar 23 Ocak 2020 | 2.612 Okunma Rahşan Ecevit'ten nefret etmeyi ne zaman bıraktık 21 Ocak 2020 | 391 Okunma
TÜM YAZILARI
Yorumlar