Bir muhalif olarak Fatih Portakal

İzleyicisi olmadım ama Portakal’a kayıtsız kalamadım elbette. Kemal Sunal filmleri ne kadar muhalifse o da o kadar muhalifti aslında.

Bugüne kadar Fatih Portakal’ı ekranda iki kere izledim. İlki, Star Haber için yaptığı Makbule Tokmak söyleşisiydi. Kibariye’nin annesi, “Şofer Tünay,” desem daha kolay hatırlarsınız. Portakal’ın haberciliğindeki zirvedir.

İkinci sefer de Mehmet Ali Birand’ın haber bülteninde bir kere karşıma çıktı, “Kim bu Metin Uca-Tayfun Talipoğlu kırması,” diye düşündüm. Habere “performans” katanlardan oldum olası hoşlanmam, ama kimse Türkiye’nin geneliyle benim beğenilerimin tutacağının garantisini vermemişti zaten. Nitekim bu “performans” karşılığını buldu, Portakal kısa sürede Türkiye’nin en beğenilen haber sunucularından biri oldu.

YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Amerikan demokrasisi bir yalandan mı ibaret 26 Eylül 2020 | 29 Okunma Yargı nasıl ele geçirildi 24 Eylül 2020 | 572 Okunma Asıl hedef dindar yargı projesi 22 Eylül 2020 | 304 Okunma Amerika'daki krize dair merak ettiğiniz her şey 21 Eylül 2020 | 953 Okunma Sadece seçim sonucunu değil tarihi değiştirecek bir ölüm 19 Eylül 2020 | 1.471 Okunma
TÜM YAZILARI
Yorumlar