Ben patlamış mısırdan yanayım arkadaş

Sinemacılarla sinema salonunda tekel oluşturan şirketin kavgasını ilk duyduğum andan beri umutlanıyorum. Belki bundan sonra asla bir Yılmaz Erdoğan, Cem Yılmaz, Şahan Gökbakar ya da türevlerinin salonlara egemen olan uyduruk...

Sinemacılarla sinema salonunda tekel oluşturan şirketin kavgasını ilk duyduğum andan beri umutlanıyorum. Belki bundan sonra asla bir Yılmaz Erdoğan, Cem Yılmaz, Şahan Gökbakar ya da türevlerinin salonlara egemen olan uyduruk filmlerini izlemeyiz diye... 2000'lerin ortasında tam anlamıyla patlama yaptı Türk sineması, salonlarda yabancı filmlerden daha çok yerli yapımlar yer almaya başladı. İyi mi oldu bu geçiş, emin değilim. Zira kalite çıtası da bir o kadar düştü. Milyonların izlediği bu birbirinden kötü yapımlar Amerikan sinemasının kötü birer kopyasının (yer yer birebir çalınmış hali) ötesine geçemeyen, bayağı esprilerle dolu ikinci sınıf filmler oldu çoğu zaman. İzleyici de bu gibi filmler dayatılarak aptallaştırıldı, başka seçeneği olmadığı için uyuşturuldu ve teslim alındı.

YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
İyi ki Obama var: Seçim yolundan notlar-2 28 Ekim 2020 | 30 Okunma Bu eyalet tarihin akışını değiştirebilir: Seçim yolundan notlar-1 27 Ekim 2020 | 407 Okunma Trump'ın gecesi 23 Ekim 2020 | 577 Okunma Hayaller üçüncü Obama dönemi 22 Ekim 2020 | 435 Okunma Babalar ve oğulları 21 Ekim 2020 | 186 Okunma
TÜM YAZILARI
Yorumlar