Ben patlamış mısırdan yanayım arkadaş

Sinemacılarla sinema salonunda tekel oluşturan şirketin kavgasını ilk duyduğum andan beri umutlanıyorum. Belki bundan sonra asla bir Yılmaz Erdoğan, Cem Yılmaz, Şahan Gökbakar ya da türevlerinin salonlara egemen olan uyduruk...

Sinemacılarla sinema salonunda tekel oluşturan şirketin kavgasını ilk duyduğum andan beri umutlanıyorum. Belki bundan sonra asla bir Yılmaz Erdoğan, Cem Yılmaz, Şahan Gökbakar ya da türevlerinin salonlara egemen olan uyduruk filmlerini izlemeyiz diye... 2000'lerin ortasında tam anlamıyla patlama yaptı Türk sineması, salonlarda yabancı filmlerden daha çok yerli yapımlar yer almaya başladı. İyi mi oldu bu geçiş, emin değilim. Zira kalite çıtası da bir o kadar düştü. Milyonların izlediği bu birbirinden kötü yapımlar Amerikan sinemasının kötü birer kopyasının (yer yer birebir çalınmış hali) ötesine geçemeyen, bayağı esprilerle dolu ikinci sınıf filmler oldu çoğu zaman. İzleyici de bu gibi filmler dayatılarak aptallaştırıldı, başka seçeneği olmadığı için uyuşturuldu ve teslim alındı.

YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Son ustalar kuşağı 21 Şubat 2019 | 2.178 Okunma İnsanları yeniden sinema salonuna bir Türk mü getirecek? 20 Şubat 2019 | 3.198 Okunma Patlamış Mısır, bölüm iki: Sazan Sarmalı 19 Şubat 2019 | 2.790 Okunma Ben o video'da ne gördüm 18 Şubat 2019 | 1.533 Okunma #MeToo hareketinin yerini "blackface" skandalları alıyor 14 Şubat 2019 | 1.734 Okunma
TÜM YAZILARI