Muhalefete akıl veren çok olur

6 muhalefet partisi, parlamenter sisteme geçiş programı hazırlıyor. 6 tane farklı akıl, ortak bir çözümde birleşmeye çalışıyor. Ayrıca HDP de bir başka muhalefet gücü olarak, 7'nci farklı...

6 muhalefet partisi, parlamenter sisteme geçiş programı hazırlıyor. 6 tane farklı akıl, ortak bir çözümde birleşmeye çalışıyor. Ayrıca HDP de bir başka muhalefet gücü olarak, 7'nci farklı akıl olarak, siyaset sahnesindeki etkisini sürdürüyor. Muhalefetteki siyasi partiler düzeyinde 7 çeşit akıldan söz edebiliyoruz. Farklı geleneklerden gelen, farklı tecrübeleri olan, farklı Türkiye tahayyülleri olan 7 değişik akıl. Hükümete yakın gazetelere bakınca görülüyor ki onlar da muhalefetin ne yapması gerektiğine ilişkin makale üstüne makale yazıyorlar: “Şöyle dese kendisi kazançlı çıkar” diyen mi istersiniz, “Kılıçdaroğlu’nu değiştirin seçimi kazanın” diyene mi kulak verirsiniz, bilemem. Bugünkü yönetimi destekleyen medya da muhalefetin haline dertleniyor gibi, sürekli yeni öneriler yapıyor.

Tabii, bir de eli kalem tutan, ağzı laf yapan bir kitle var ki, onlar 'işin uzmanı' olmuş durumda. “Evet muhalefet kazansın ama” diye başlıyor, olumsuz bir listeyle ortaya çıkıyorlar. “Kürt meselesinde ne diyorlar bakalım” sözleriyle başlıyorlar. Ardından “Suriye’den çıkmayı savunan parti nasıl olur da orada kalmayı isteyen partiyle birlikte siyaset yapabilir?” sorusunu soruyor, “Olmaz kardeşim” diyorlar.

Neyse ki, seçmen kitlesi hepimizden daha somut konulara bakıyor. Halk, eğer şu anki siyasetler sürerse işlerin kötüye gideceğinin büyük oranda farkında. İç ve dış politikadaki gerilim stratejisinin ekonomik ve siyasi sonuçlarını, kendi hayatında, somut olarak, yüreğinin derinlerine kadar hissediyor. Hamasetten ekmek çıkmadığı noktasında, halk fazlasıyla deneyim biriktirmiş durumda.

Tabii seçmen muhalefetin vaatlerine, onların yerine getirebilme yeteneğine bakacak. “Bu yükü kaldırabilir mi?” diye ölçüp biçecek. “İktidardayken, muhalefette söylediklerini unutur mu?” diye yoklamalar yapılacak. 7 parçayı bir araya getirmeye çalışan ve bu yönde epeyce ilerleme sağlayan partilerin her biri farklı beklentilere sahip değişik seçmen kitlelerine sesleniyor.

Bu nedenle bazı temel ilkelerde ve temel sorunlarda ortaklaşa bir zemin bulunabilirken, siyasi konularda farklar görülebilir. Bu çok doğal. Siyaset güncel bir meseledir ve zaman zaman değişiklikler olur. Mesela CHP, hükümetin Suriye’de asker bulundurmasına bir dönem evet oyu verirken son oylamada hayır dedi.

Birleştirici olacağını düşündüğüm konular, daha çok temel ilkesel konular: Meclis’in güçlendirilmesi, düşünce ve ifade özgürlüğü, inanç özgürlüğü, kuvvetler ayrılığı, yerel yönetimlerin güçlendirilmesi, yargının bağımsızlığı, idarenin hukuki denetimi, gerçekçi ekonomi yönetimi, gelir dağılımı, sosyal adalet gibi temel meselelerde kalıcı bir ortak zeminin şekilleneceği kanısındayım.

YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Uğur Alacakaptan 25 Ocak 2022 | 133 Okunma Bülent Ecevit ve Necmettin Erbakan’dan Hrant Dink’e… 21 Ocak 2022 | 185 Okunma İSTANBUL: Arap turistler, Kapalıçarşı esnafı… 19 Ocak 2022 | 118 Okunma İhtiyaç militan bir muhalefet mi? 18 Ocak 2022 | 59 Okunma Enes’i neden kaybettik? 14 Ocak 2022 | 126 Okunma
TÜM YAZILARI
Yorumlar