Gelecek meşru zeminde şekillenecek

75 yıllık çok partili rejim denememiz, değişik müdahalelerle kırılmaya uğradı. İlk müdahale 1946 seçimlerinde yapıldı. Muhalefetteki Demokrat Parti kazanmasın diye devletin imkanları kullanıldı. O...

75 yıllık çok partili rejim denememiz, değişik müdahalelerle kırılmaya uğradı. İlk müdahale 1946 seçimlerinde yapıldı. Muhalefetteki Demokrat Parti kazanmasın diye devletin imkanları kullanıldı. O seçim, ilk tek dereceli seçimdi. Yani seçmen oyunu ikinci derecedeki seçmene havale etmeden doğrudan kullandı. Yine o seçimde ilk değil ama son defa oylama açık, sayım gizli yapıldı. 1950 yılında gizli oy kullanma yöntemine geçildi: Sandıklar artık seçmenin önünde açılıp sayılıyordu.

Çok partili rejim dönemini zedeleyen en önemli müdahaleler askerden geldi. Demokrasinin henüz emekleme aşamasında olmasının yarattığı acemilikler, darbecilerin işlerini kolaylaştırdı. Her darbenin sonunda sistem ve rejim yeniden inşa edilmek istendi. Anayasalar yapıldı. Yapılan toplum sözleşmeleri, dayatma şeklinde gerçekleştirildiği için, istikrarlı bir siyasi ortam oluşamadı.

Az gittik uz gittik, dere tepe düz gittik. 2017’de Anayasa’ya Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi olarak girmiş bir uygulamayı tartışıyoruz son yıllarda. AK Parti- MHP ittifakı, bu yeni sistemden memnun. Muhalefetteki 7 parti, güçlendirilmiş demokratik parlamenter sistemi savunuyor. 2023 seçimleri yaklaştıkça komplo teorileri, korku senaryoları piyasaya sürülüyor.

Bunları bazen gülerek, bazen ciddiye alarak, bazen de öfkelenerek dinliyorum, okuyorum. Türkiye, 75 yıllık çok partili rejim tecrübesinin ötesinde, 200 yılı aşkın bir Meclis geleneğine sahip. Ayrıca köklü bir devlet tecrübesi, oturmuş bir bürokratik birikimi var. Değişik zamanlarda değişik siyasetçiler, bu meşruiyeti ciddiye almayan çıkışlar yaptılar.

Belki de halkın kendilerine bağımlı olduğunu düşündüler. Yanıldıklarını iş işten geçtikten sonra anladılar. Şimdi yeni bir seçim ortamına yaklaşıyoruz. Zaman zaman gerilimin dozu artıyor. Meşru zemini zorlayan çıkışlara tanık oluyoruz. Geniş kesimlerde karamsarlık oluşuyor, meşruiyetin dışına çıkış ihtimaline dikkat çekiliyor.

İç ve dış siyasette alışık olmadığımız gerilimlerle yüz yüze geliyoruz. Ekonomide dalgalanmalar artıyor. Kırılgan demokrasilerin ve kırılgan ekonomilerin kaderini biz de yaşıyoruz. Bunlar olurken, toplumun, seçmen kitlesinin sakin bir şekilde tercihlerini belirlemeye başladığını hissedebiliyoruz.

YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Uygarlığın ölçüsü kaç metrekare? 26 Kasım 2021 | 75 Okunma Helalleşmek, yüzleşmek, hesaplaşmak… 24 Kasım 2021 | 59 Okunma Papa Francis Katolik dünyasını sarsıyor… 23 Kasım 2021 | 139 Okunma TV dizilerinde toplumsal meseleler 19 Kasım 2021 | 108 Okunma Ahmet Kaya hüznü… 17 Kasım 2021 | 119 Okunma
TÜM YAZILARI
Yorumlar