Yeni evlerin ilk hatırası, yanarak tükenmiş hatıralar olacak

Bizim Erol Üstündağ’ın, “Kimse evi eski diye ‘Keşke yansaydı’ demez. Siz o duvara asılan biberin, soğanın kıymetini, duvarlara vurulan sıvanın değerini bilemezsiniz. O aidiyettir...” şeklinde...

Bizim Erol Üstündağ’ın, “Kimse evi eski diye ‘Keşke yansaydı’ demez. Siz o duvara asılan biberin, soğanın kıymetini, duvarlara vurulan sıvanın değerini bilemezsiniz. O aidiyettir...” şeklinde, sosyal medyadan ilettiği itirazı gördüğümde, ancak bir yeniyetmenin gösterebileceği tepkiyle “evet” diye seslendim, martıların seherin ilk ışıklarıyla şenlendirdikleri evlerin çatılarına doğru...

Üç hafta önce Milas’taydım. Günümüzde Milas’ın bir mahallesi olan Beçin’de, 14. yüzyılda Menteşeoğulları tarafından inşa edilmiş külliyenin bulunduğu eski Milas’ı görmek için gittiğimde, önce metruk bir evle karşılaşmıştım. İnşallah yanmamıştır diye umut ettiğim bu ev, son yangınlarda yanan evlerin tipik bir örneğiydi.

Evin son sahibesi olan kadın, bakıma muhtaç hale geldiğinden, ilgili devlet kurumunun karar ve vesayetiyle, bir kaç ay önce Milas’a götürülmüş.

YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Enkazın üzerine yeni bina yapılır mı? 25 Eylül 2021 | 107 Okunma İbnü’l-Arabî’den seçilmiş sözler 23 Eylül 2021 | 757 Okunma İnsanî vasat açısından müstehcenlik ve politik sanat 21 Eylül 2021 | 63 Okunma Nefsin süslü gösterdiği şey olarak sanat 18 Eylül 2021 | 60 Okunma Sâmirînin bir sanatçı olarak portresi 16 Eylül 2021 | 275 Okunma
TÜM YAZILARI
Yorumlar