Varlığı yeniden düşünmek

Varlığa (vücuda) dair her sorumuz, Tanrı ve âlem (mevcudat) ile ilişkimize dairdir.Gerek soru gerekse son cevap olarak özü değişmeyen varlık meselesinin, zamanın anlayışına göre (değişmesi değil)...

Varlığa (vücuda) dair her sorumuz, Tanrı ve âlem (mevcudat) ile ilişkimize dairdir.

Gerek soru gerekse son cevap olarak özü değişmeyen varlık meselesinin, zamanın anlayışına göre (değişmesi değil) farklılaşması ise mukadderdir. Zira varlığı anlamaya ve tanımlamaya mahsus yeni görüşlerimiz, ona yüklenen değeri, misyonu ve işlevi de değiştirir.

Bundandır ki varlık, özellikle sonuçları insanî atılımlarla somutlaşan içtihat yönüyle şeriat, iktidar, hakimiyet, imparatorluk, medeniyet vb. durumlar aracılığıyla kendi anlamını, yorumunu yeniden ele verir. Daha genel bir söyleyişle, varlık meselesi kadim’e, varlığa dair bizim sorularımız ise şimdi’ye (bu zamanın anlayışına) dairdir.

Kur’ân’ın Peygamber Efendimiz’e inzalinden itibaren devletleşme, fetihler, ilk sultanlıklar ve imparatorluklar yoluyla kurulan İslâmî yönetimler için de aynı durum söz konusudur.

Peygamber Efendimiz’in devrindeki varlık anlayışıyla, Osmanlı devrindeki varlık anlayışı, özü itibariyle aynı, ancak zamanın (ve dolayısıyla yaşama şartlarının, anlayışların, yorumların) değişmesi nedeniyle farklıdır.

Söz konusu süreçte, varlık anlayışında meydana gelen değişmeleri, devirleri itibariyle burada anlatmam elbette mümkün olmayacaktır. Bu nedenle, sadece Osmanlı’nın kuruluşu esnasında yeni(lenmiş) varlık anlayışından çok kısa olarak bahsedebilirim.

YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Filibeli Ahmed Hilmi diyor ki 13 Ekim 2019 | 183 Okunma Ölüm imgeleri 08 Ekim 2019 | 30 Okunma Sanat ve dünya görüşü 06 Ekim 2019 | 55 Okunma Ahmet Güneştekin’in Ölümsüzlük Odası 04 Ekim 2019 | 61 Okunma “Bile yazdım adım ile adını” 01 Ekim 2019 | 115 Okunma
TÜM YAZILARI
Yorumlar