Şiirin Sezai Karakoç hali

Şiir, hâllerin tarlasında kelimeyle tohumlanıp, söz (dize) olarak hasat edilen şeydir.Zira hâl mahalsiz olmayacağı gibi, tohumsuz da olamaz; tohumlanarak meyveye duran ise hasadını talep eder.Bu durumda yazımızın...

Şiir, hâllerin tarlasında kelimeyle tohumlanıp, söz (dize) olarak hasat edilen şeydir.

Zira hâl mahalsiz olmayacağı gibi, tohumsuz da olamaz; tohumlanarak meyveye duran ise hasadını talep eder.

Bu durumda yazımızın başlığı, Şiirin Sezai Karakoç hâli değil, Sezai Karakoç’un şiir hâli olmalı değil midir? Zira hâl – mahal – tohumlayan – tohumlanan ancak kâlp sahibi bir nefiste toplanabilir.

Kâlp ise sürekli kalbedip / değişip duran şey olarak hâllerin değirmenidir. Değirmen kâinattan kinâyedir ve insan bu değirmenin hem temsili, hem de bizzat kendisidir.

Ama değil mi ki kâlp, kalbettiği şeyi, ait olduğu nefsin (nüfûsun / kim-lik sahibinin) dünyasallığından devşirir.

Zira duyular, duyumlar, duyuşlar, akıl, hafıza ve idrak, adına tarih diyebileğimiz kendi-lik bilgisinin tekrarlayıcısı ve yenileyicisi olarak dünyasallıkta mukimdir.

YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Akif Emre’nin Portreler’i 16 Şubat 2020 | 68 Okunma Kudüs, siyaset ve samimiyet 14 Şubat 2020 | 40 Okunma “Sayılı Gündü Geçti” 11 Şubat 2020 | 46 Okunma Şeyh Muhyiddin’den seçilmiş sözler 07 Şubat 2020 | 237 Okunma Vakıflar siyasetin neresindedir? 04 Şubat 2020 | 1.121 Okunma
TÜM YAZILARI
Yorumlar