Hat usûlü ve nazariyatı

İslam sanatının ilk programı olarak Kubbetü’s-Sahra esasında, Kur’an yazımı ve kısa bir süre sonra da Hüsn-i Hat olarak müesseseleşen İslam yazısının sanat olarak değerini konuşmayı nasipse sürdüreceğiz ama...

İslam sanatının ilk programı olarak Kubbetü’s-Sahra esasında, Kur’an yazımı ve kısa bir süre sonra da Hüsn-i Hat olarak müesseseleşen İslam yazısının sanat olarak değerini konuşmayı nasipse sürdüreceğiz ama, bundan önce konuyla ilgili geçmişle bugün arasında meydana gelen bir zihniyet farkına işaret etmek –hatta kendi adımıza bir tashihi de bu sayede yapmak- kastıyla, güncel bir meselenin altını çizmek ihtiyacındayız.

Bir süredir yazdığımız yazılarda, kendimizi İslam sanatının oluşumuyla/idrakiyle sınırlandırdığımız için, mümkün olabildiğince bu oluşuma mahsus zamanın içinde durmaya çalışıyoruz.

Bunun doğru bir tutum olduğuna inanmamıza rağmen, sanatın modernizmle yüklendiği yeni anlam ve bunun mahsulü olan nazariyat (teori / kuram), eleştiri, estetik vb. Batı tefekkürüne mahsus terimlerin bizim zihnimizde yol açtığı değişim, daha doğrusu tahribat nedeniyle yer yer zihni bir savrulmaya uğruyor olabileceğimizi gözden ırak tutmuyoruz.

YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Ömer İnan’a rahmet 04 Aralık 2020 | 21 Okunma Kendi menzilinde akan bir hayat... 01 Aralık 2020 | 139 Okunma Şeyh Muhyiddin’den seçilmiş sözler 29 Kasım 2020 | 159 Okunma İslâm sanatları ve estetik terimlerinin sorgulanmasına doğru... 27 Kasım 2020 | 29 Okunma Münâdî olarak hattat 24 Kasım 2020 | 40 Okunma
TÜM YAZILARI
Yorumlar