Bankaların güncel fotoğrafı

Yeni Ekonomi Programı, Enflasyonla Topyekûn Mücadele Programı... Şimdi sırada, piyasaların merakla beklediği "Bankacılık Programı" olarak nitelendirebileceğimiz üçüncü adım var. Kur ve faiz şokunun...

Yeni Ekonomi Programı, Enflasyonla Topyekûn Mücadele Programı... Şimdi sırada, piyasaların merakla beklediği "Bankacılık Programı" olarak nitelendirebileceğimiz üçüncü adım var. Kur ve faiz şokunun bankacılık sektörüne etkisinin değerlendirilmesi, bankaların varsa sermaye ihtiyaçlarının belirlenmesi amacıyla bir süredir kapsamlı çalışmalar sürdürülüyor. İlk neticeler alındı ve Ankara'da masaya yatırıldı.
Sektörün genel fotoğrafını çekmeden önce konuya, yöntem üzerinden yaklaşmak doğru olur. Bu noktada Avrupa Birliği ve ABD modeli dikkati çekiyor. AB tarafı, Avrupa bankalarının varlık kalitesini incelemiş ve banka bazında tabloyu ortaya koymuştu. ABD tarafı ise bankaların finansal yeterliliklerini ölçmüş, önden yüklemeli tedbir almış, ardından sektörel durumu paylaşmıştı. Gerek AB gerekse ABD benzer reçetelerle meseleyi çözmüş olsa da AB uygulaması piyasada negatif etki yaratmış, ABD tarzı ise olumlu netice vermişti.

***
Bugün itibariyle Türk bankacılık sektöründe, sermaye yeterlilik oranlarında bir sıkıntı görünmüyor. Yer yer sermaye yeterliliği aşınan bankalar olsa da oran, yüzde 12'nin üstünde seyrediyor. Bir başka ifade ile bankaların kur ve faiz baskısını yönetme becerisi gösterdiği, sermayelerini korumaya çalıştığı anlaşılıyor. Ancak bu çabanın kredi hacminde daralmayı, öz kaynak kârlılığında erimeyi beraberinde getirdiğini göz ardı etmemek lazım.
Sektörde eğer bir sorundan bahsedilecekse bu, ölçek ekonomisi ile ilgili.
Küçük ölçekli bankalar, en küçük bir türbülansta sermaye büyüklüklerindeki kısıtlar nedeni ile kısa sürede limitlere gelip dayanıyorlar. Veya sektöre agresif biçimde giren bazı bankaların aktif kalitesindeki problemleri yönetmeleri zorunluluk olarak karşımıza çıkıyor.
Tabii madalyonun bir de kamu bankaları yönü var. Piyasa dedikodularının aksine kamusal kimlikli bankaların da sermaye yeterliliği ile ilgili bir sorun söz konusu değil. Ama bankaların yeni kredi açabilmeleri, ilave sermaye seçeneğini de gündeme taşıyor. Bir başka ifade ile tüm şoklara rağmen Türk bankaları, günlük faaliyetlerini rahatlıkla sürdürebiliyor. Lakin sektörün büyümesi ve kredi kanallarının genişletilmesi için sermaye ve ölçek ekonomisine erişimi teşvik araçlarına odaklanmak gerekiyor.
YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Devlet ve Siyaset... Kişi, kurum, sistem analizi... 22 Şubat 2020 | 11 Okunma Yeni partiler verilen ve alınan sözler... 20 Şubat 2020 | 253 Okunma Lütfen gaz kesmeyin! 18 Şubat 2020 | 143 Okunma Emekli paşalar sendromu! 15 Şubat 2020 | 2.835 Okunma Türkiye-ABD-Rusya durum raporu 14 Şubat 2020 | 2.135 Okunma
TÜM YAZILARI
Yorumlar