Vatan bölünmeyecekse bedel ödenecek

En büyük problemimiz 2000’li yılların başında demokratikleşme sorunuydu. Kürt sorunu ve onu istismar eden terör bu genel sorunun önemli parçalarıydı. Türkiye, 2002’den başlayarak demokratikleşme...

En büyük problemimiz 2000’li yılların başında demokratikleşme sorunuydu. Kürt sorunu ve onu istismar eden terör bu genel sorunun önemli parçalarıydı. Türkiye, 2002’den başlayarak demokratikleşme alanında devrim niteliğinde reformlar yaptı. Kürt sorununun çözümünde de bu çerçeve içinde ciddi mesafe alındı. “Kürt sorununun parçası olarak gördüğünüz sorunları sıralayın” deseniz ve 100 madde sıralansa 13 yılda bunun 95’inin çok şükür gereği yapıldı. Belki işin yüzde 5’i-10’u kaldı. Onlar da zamanla psikolojik zemini hazırlanarak çözülebilecek sorunlar. O kalan sorunların çözümünü milletin ekseriyetinin makul karşılaması için silahların susması, terör örgütünün ülkeyi terk edip silahı bırakması bekleniyordu. Hükümet, Kürt sorununu diğer demokratikleşme sorunları ile birlikte çözmek için Milli Birlik ve Kardeşlik Projesi başlattı. Daha sonra da bu sorundan beslenen terör örgütü PKK’yı müzakerelerle ikna edip silah bıraktırmak için çözüm sürecini başlattı. Çözüm sürecinin ana hedef; silahları susturmak, eylemsizlik ortamında müzakerelerle PKK terör örgütünün terörü dolayısıyla silahı terk etmesini sağlamaktı. Bunun için epey çaba sarf edildi. Hatta Öcalan, iki yıl önce PKK’ya ülkeyi terk edip silah bırakması çağrısını yaptı. Terörden beslenen baronlar, bu örgütü taşeron olarak Türkiye’ye karşı kullanan bölgesel ve küresel aktörler, bu tamamen yerli projenin başarısız olması için epey provokatif işler yaptılar. 6-7 Ekim Kobani kalkışması çözüm sürecini dinamitleyen en son ve en önemli provokasyondu. Devletin ve hükümetin çözüm sürecinden amaçladığı şey; 40 yıldır tüm güvenlikçi yol ve yöntemler denenerek bitirilemeyen terörü İspanya, İrlanda gibi silahın içinde olmadığı başka bir yol ve yöntemle bitirmekti. Kabul edelim ki AK Parti iktidarı ve devlet aygıtı çözüm süreci başarıya ulaşsın-kesintiye uğramasın diye yapmadık fedakârlık bırakmadı. Hatta AK Parti bu fedakârlık yüzünden Anadolu’da, Karadeniz’de ve kıyılarda seçmen tarafından cezalandırıldı. Aslında çözüm sürecinde hükümet verdiği sözlerde durdu. Ama PKK yurt dışına çekilme ve silah bırakma sözlerinde durmadı. Doğrudur, yurt içinde eylemsizlik hâli oldu ama bu hâl devletin fedakârlığı; PKK’nın bazı kanunsuz iş ve eylemlerini görmezlikten gelmesi, bazı şeylere çözüm süreci hatırına göz yumması sayesinde oldu.

YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Şimdi veda zamanı. 02 Ekim 2017 | 641 Okunma Doğan’ın FETÖ’ye esareti 13 Eylül 2017 | 270 Okunma Darbecilerle gerçekten hesaplaşıyor muyuz? 08 Eylül 2017 | 4.006 Okunma Elini görüyoruz İsrail! 06 Eylül 2017 | 205 Okunma Bayram bir fırsattır, iyi değerlendirelim 01 Eylül 2017 | 59 Okunma
TÜM YAZILARI
Yorumlar