ÇOK OKUNAN YAZARLAR

Bu karar birlik ve bütünleşmeye değil, çatışma ve ayrışmaya hizmet eder

Nuh Albayrak
Nuh Albayrak Star Gazetesi
23 Ekim 2018 | 8.2 K

Danıştay’ın “Düğün değil, bayram değil...” dedirten kararı, bazı siyasi sonuçlar hedefleyen bir “vesayet operasyonu”dur. 

Burada mesele “andımız metni” değildir. 

Bu kararı, o metnin muhtevasına göre değerlendirmek, planlanan tuzağa düşmektir. 

Hakeza, bu kararı eleştirenleri, “Türklük vurgusundan rahatsız olmak”la itham etmek, sinsi planı görememektir. 

Şahsen Yörük’üm; soyadımla da, asırlarca İslamiyet’e hamilik yapan ecdadımla da onur duyuyorum. 

Zaten Danıştay’ın bu kararına da, Türklüğün; “ulusalcı bir operasyon”a alet edildiği için karşı çıkıyorum. 

Çünkü bu karar, etnik çatışmaları yeniden alevlendirmek için “Türklük” gibi değerli bir mefhumu, “bomba fitili” olarak kullanmaktadır. 

    

“Sıra Türkçe ezanda” imiş!  

Başörtüsü zulmünü; ağzından salyalar saçarak savunan bir “hukukçu”, aldığı “vesayet”kokusuyla coşarak, "1932 yılında Milli Eğitim Bakanı olan, 1933 yılında Andımız'ı yazan Reşit Galip, ezanı da Türkçeleştiren kişidir. Andımız'a kavuşmuşken elbette hiç kuşkusuz ki, bir gün Türkçe ibadete, Türkçe ezana da... diyelim" mesajını paylaşmış. 

Bu kararın anlamını, bu “tecrübeli hukukçu”dan daha mı iyi bileceğiz? 

Doğru söylüyor; bu andı yazıp okullarda okutanlar, diğer taraftan da ülkenin yarısını, çok sevdikleri (!) Türklüğe düşman etmek için ne gerekiyorsa yaptı, farklı etnik kökenleri inkar ederek, Türkiye Cumhuriyeti’ne ve “Türk”e karşı “iç düşman” ürettiler. 

Hâlâ uğraştığımız PKK belası, o “CHP marifetleri”nin mirasıdır. 

PKK’lı teröristlere “Arkadaşlar” diyen bu zihniyet, o hoşgörünün yüzde birini bile Kürt vatandaşlarımızdan esirgemişti. 

Esad gibi, Kürtlerin varlığını dahi inkâr ederek, “Kürt, karda yürürken; kart-kurt seslerinden çıktı” diyeceksiniz ve sonra da Kürt çocuklarını; “Türküm, doğruyum...” diye bağırtarak, vatanı için canını feda etmeye hazır (!) bir nesil yetiştireceksiniz öyle mi? 

    

“Milletin çimentosu”nu yok ettiler

Etnik farklılıkları izale ederek “millet” olmamızı sağlayacak tek “çimento” olan İslam dinine savaş açacaksınız, camileri ahır yapıp, Kur’anı-Kerim’i okuyan ve okutanı hapse atacaksınız. Sonra da milleti etrafınızda toplayacaksınız öyle mi? 

Sizin Türklüğe ve Türklere yapacağınız en büyük iyilik, o zulümlerinizi hatırlatacak her şeyden uzak durmanızdır.   

*** 

Türklüğün, bugün bütün etnik farklılıkların üzerinde bir “üst kimlik” olarak benimsenmemesinin müsebbibi de o metni yazanların, kendi vatandaşlarına yaptıkları zulümlerdir. 

Onun için vesayet kalıntısı kafaların bu kararı, asla birlik ve beraberliğe hizmet etmeyecek, özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da yeni bir ayrışma için art niyetlilere malzeme olacaktır. 

Türkiye’nin birliğini; bütünlüğünü önemseyenler bu kararı asla “iyi niyetli” göremez...   

  

“...and içerim, 15 Temmuz tiyatro!”

Zaten sonuçları; bu kararın bir “operasyon” olduğunu açıkça ortaya koyuyor. 

AK Parti ve Erdoğan’a en ağır eleştirileri yapan ama 15 Temmuz’daki yedi düvelin işgal teşebbüsünü görünce, siyasetinin odağına ülke bekasını koyan Bahçeli ve MHP ile o işgale “darbe” bile diyemeyen Kılıçdaroğlu ve CHP aynı “and”da buluşuyor! 

Devamını Oku